Kaygı Verici Gelişmeler... CÜNEYT ARCAYÜREK

GÜNCEL
CÜNEYT ARCAYÜREK
Kaygı Verici Gelişmeler
Kentli PKK’lilerin İmralı’dakinin yaşam koşullarını bahane ederek başlattıkları gösteriler devam ediyor.
Sistematik sıralamayla kimi illerde molotofkokteyli, fişekler, taşlarla güvenlik güçlerine saldırıyorlar.
Önceki gün Nusaybin, Adana, Mersin, Cizre ve Beytüşşebap’ta hak aramayı aşan şiddet eylemleriyle dehşet saçtılar.
Hükümet, günlerdir olayları tribünden izliyor.
Geçenlerde sorduğumuz soru hâlâ geçerli: Hükümet, kentli PKK’lilerin, gösteriler adı altında, kalkışmanın provaları niteliğindeki gösterilerine karşı çıkmanın Kürt açılımına zarar vereceğini mi düşünüyor?
Aynı kaygıyla Demokratik Toplum (Kürt) Partisi Başkanı Türk (Kürt) Ahmet’in son açıklamalarına yanıt vermekten mi çekiniyor?
***
DTP Başkanı Ahmet Bey; son uzun açıklamasında “Ne CHP ve MHP’nin statükoda ısrarıyla, ne de AKP’nin tasfiye mantığı ile Kürt sorunu gibi kapsamlı bir sorunun çözümlenemeyeceğini” ilan etti.
DTP böylece hükümetin açılım politikasının iflas ettiğini kanıtladı, bir.
Hükümetin davul zurna ilan ettiği kimi yaptırımlarla yetinmeyeceklerini… asıl amacın başka olduğunu bir kez daha açıkladı, bu da iki.
Ahmet Bey’e göre, “barışın” anahtarı İmralı’daki terörist başı.
İnanılmaz yüzsüzlük sergilemektedir Türk (Kürt) Ahmet Bey:
“Kürtlerin gözü kulağı İmralı’dadır. İmralı, Kürtlerin ve toplumsal barışın en hassas noktasıdır” diyebilmekte, halkın gözünün içine bakarak, hiç sıkılmadan 30 bin kişinin katlinden sorumlu eli kanlı bir hükümlüyü kahraman mertebesine yükseltecek davranış içinde olduklarını söyleyebilmektedir.
Devletin bütün kurumları, başta sorumlu hükümet; bu söylemlere… İmralı’dakinin yaşam koşullarını bahane ederek dağdan sokağa inen kentli PKK’lilerin gösteri adı altındaki kalkışmanın ilk işaretlerini veren eylemlerine gerekli önlemleri almıyor.
Güvenlik güçlerinin eylemlere karşı görevlerini yaptığını... İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın dün söylediği gibi; “huzur ve beraberliği bozmayı amaçlayan hiçbir davranışa müsamaha edilmeyeceğini” açıklamak yeterli midir?
***
Genç haberciler; yazılı açıklamasını dinledikten sonra DTP Başkanı’na şu soruyu yönelttiler:
“Toplumun gerilmemesini söylüyorsunuz ama İmralı’daki koşullar değişmezse toplumda bazı gerilimler yaşanır diyorsunuz. Bu tehdit değil mi?”
Tabii yanıt her zamanki toplumsal barış üzerine. “Biz bir gerçeği dile getiriyoruz” gibi kaçamak ifadelerle!
İmralı’dakinin cezaevi koşullarının düzeltilmesini istemek için makamına gelen DTP heyetine; Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “konuyla ilgileneceklerini ve cezaevinde yeniden inceleme yaptıracağını” vaat ediyor.
DTP de İmralı üzerinden yeni tartışmalara, tehditlere girişebilmek için sonucu “merakla beklediklerini” söylüyor.
***
Kentlerde sokak savaşları sürüp giderken Danıştay, YÖK’ün katsayı uygulamasını iptal eden kararını açıklar açıklamaz, önce Çankaya’daki AKP’lide bir telaş; YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ı çağırıyor Köşk’e.
Hemen sonra YÖK Başkanı Başbakanlık’ta RTE ile baş başa.
Bu trafik AKP’yi A’dan Z’ye ilgilendiren konunun her şeyin ötesinde katsayı sorunu olduğunu açığa çıkarıyor.
***
Kaygıların, kuşkuların, iç savaş olasılıklarının gündemden düşmediği şu günlerde; Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, TBMM kürsüsünde:
“…Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç zaman zaman konuşmalarında ağlıyor. Bir hükümet mensubu acaba niye ağlıyor?” diyor.
Evet, Arınç ikide bir halkın önünde ağlıyor, doğru. Lakin Kamer Genç yanılmış olabilir.
İnsan elbette hayal ettiği sürece yaşıyor. Belki “ağabey” oldu partide ama cumhurbaşkanı, başbakan olamadığına veya:
Memleketin durumuna ağlıyordur Arınç. Kim bilebilir?


























