Abdülhamid Baskısı... ORHAN ERİNÇ
GEÇMİŞTEN GELECEĞE
ORHAN ERİNÇ
Abdülhamid Baskısı...
Cumartesi günü hukukun bilinemeyenlerini ve 12 Mart 1971’de başlayan ara rejimi anımsatmış, bugünle benzerliklerini anlatmaya çalışmıştım.
Bugün de 123 yıl önce başlayıp 1909’da sona eren İkinci Abdülhamid’in yaklaşık 33 yıl süren baskı döneminin bugüne benzerliğini aktarmaya çalışacağım.
O dönemdeki “Cemiyet-i Fesadiye” diye anılan (bozgunluk çıkarma örgütleri) kuruluşları ve sultana jurnaller vermeyi çıkar kapısı yapan ünlü gazetecileri şimdilik bir yana bırakıyorum.
***
Şair, yazar ve araştırmacı Nurer Uğurlu, yakın tarihimizin hem bilinenlerini anımsatmayı hem de bilinmeyenlerini gündeme getirme çabalarını sürdürüyor.
Yayımladığı son kitabın adı “II. Abdülhamid’in Hatıra Defteri - Ulu Hakan mı Kızıl Sultan mı?” (Örgün Yayınevi - Mart 2009 / 493 sayfa.) Abdülhamid’in gerek kendi yazdığı, gerek yakınındakilerin kaleme aldığı anıların, kendisininkileri de eklediği araştırmaların oluşturduğu bir belgesel.
Abdülhamid’in en çok tahttan indirilmekten korktuğunu ve döneminin teknoloji eksikliğini gidermek için hafiye teşkilatı kurduğunu bilmeyenlerin sayısı çok sayılmaz.
Ama sadrazamlarından ve çok kısa dönemde de olsa Başvekil (Başbakan) diye anılan en büyük görevlilerinden de korktuğunu ve onları görevden aldığını (azlettiğini) anımsamakta yarar var.
Saltanatı süresinde bazıları birkaç kez olmak üzere 28 kez sadrazam atamış.
İşte onlardan bir bölüğünün kitaptan özetlenmiş azil nedenleri:
Mithat Paşa: Abdülhamid’in güvensizliği, devlet ve saraya baskı yapmaya kalkışması, akşamları içki âlemleri yapıp zamana göre ağzından tehlikeli sözler kaçırması.
Ahmet Hamdi Paşa: Abdülhamid’in kendisinden kuşkulanma nedeniyle 24 gün görevde kalabilmiştir.
Ahmet Vefik Paşa: İstanbul’daki Rumeli göçmenlerini kullanarak güya Abdülhamid’i tahttan indireceği yolundaki jurnal.
Mehmet Sadık Paşa: Ali Suavi Vak’ası üzerine “Artık Sultan Murad’ın çaresine bakılmalıdır” demesinin Abdülhamid’i şüphelendirmiş olması.
Mütercim Rüştü Paşa: Veliaht Reşat Efendi’yi tahta çıkarmak istediği hakkında Abdülhamid’e jurnal edilmesi.
Safvet Paşa: Abdülhamid’i hal edeceğine dair jurnal edilmesi.
Said Paşa: Islahat (iyileştirme) hakkında padişaha verdiği raporun kötülüğe yorulması.
Said Paşa: (3’üncü sadrazamlığı) Bazı paşalarla beraber Abdülhamid’i tahttan indireceği suçlaması.
Kıbrıslı Kamil Paşa: Ordu kumandanı ile birlikte padişahı tahttan indirecek diye jurnal edilmesi.
Avlonyalı Ferid Paşa: Rumeli’de hürriyet ve meşrutiyet taraftarlarının hareketlerini önleyememesi.
***
Bugün, anayasaya bakarsanız cumhuriyet dönemindeyiz. Hem de “demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti” niteliklerinin değiştirilemeyeceği bir Cumhuriyet’te yaşıyoruz.
Devletin tepesinde sultan değil cumhurbaşkanı, sadrazam değil başbakan bulunuyor.
Ama padişah olarak anılan, halife olarak görülen ve bundan sanki “istemem yan cebime koy” yaklaşımına uygun olarak mutluluk duyan yandaşlar var.
Yöntem değişince başvekilleri koltuklarından indirmeye çalışan padişahlar da yerlerini iddialara göre başkalarına bıraktılar.
Ama değişmeyen bir şey var:
Baskı rejimi...



















0 yorum yazılmıştır