Ah Çocuğum Ah!.. HİKMET ÇETİNKAYA
POLİTİKA GÜNLÜĞÜ
HİKMET ÇETİNKAYA
Ah Çocuğum Ah!..
Seni kandırıyorlar çocuğum, demokrasi ve özgürlük masallarıyla...
Yıllarca hep böyle kandırdılar, sana masallar anlattılar. İnandın sen onlara. Özlemini çektiğin bir dünya vardı. Yaşam vardı, açık denizlerde yelken açmak vardı.
Özgürlüğün renk renk uçurtmalarını göğe salarken sen çocuğum, Adana’da duvar halısına Lenin’in resmini işlemek neyin nesiydi, hiç düşündün mü?
Bursa’da Karl Marx’ın “Komünist Manifesto”sunu okumanın yasadışı örgüt üyeliği kapsamına girdiğini aklının ucuna bile getirmedin.
Uçurtmalarını salarken sen çocuğum, o masmavi gökyüzüne neden çizdin orak-çekiç ve yıldız resmini?
Sen ne zaman akıllanacaksın çocuğum?
ODTÜ’de stadyuma “Devrim” yazmak da ne oluyor! Aklına “inkılap” yazmak gelseydi de başına bunlar gelmeseydi...
Biliyorum, hiç akıllanmayacaksın sen, gerçekleri görmeyeceksin.
Ah çocuğum ah!
Uçurtmanın da örgüt üyeliğine kanıt olarak gösterilebileceğini ben bile hiç düşünmemiştim...
Demek ki yıllar önce Manisalı çocukların, kara tren vagonlarına “devrim” yazdıkları için gözaltına alınarak işkenceden geçirilip, Buca Cezaevi’nde yattıklarını unutmuştum.
Kızılay’da yaptığın açıklamada “Kriz var kriz, devrim yapmalı” diye slogan attın; “işşizliğe, zamlara, yoksulluğa” karşı yürüdün.
Ah be çocuğum, keşke Kandil’den inseydin gerilla üniformasıyla...
Savcılar, yargıçlar Habur’a gelir, çadır mahkemelerinde seni sorgular, ardından serbest bırakır, kahramanlar gibi dolaşırdın Diyarbakır çarşısında.
Adına da “demokratik açılım” denirdi!
***
Akıllanmayacaksın sen çocuğum, akıllanmayacaksın!
Ne işin vardı senin 1 Mayıs’ta Taksim’de?
Coplandın, biberlendin, tekme tokat dövüldün, yerlerde sürüklendin...
Elin yüzün kanlar içindeyken “tek yol devrim” diye bağıracağına niye “tek yol şeriat” diye slogan atmadın?
Ankara’da, İstanbul’da, Bursa’da, Adana’da “devrim şehitleri” adına saygı duruşunda bulundun, Türk-Kürt kardeşliğinden, barıştan söz ettin, “akan kan dursun” dedin, 6 Mayıs’ta Deniz’i, Hüseyin’i, Yusuf’u anarken neden “Tam bağımsız Türkiye” diye bağırdın!
Ankara Birinci Ağır Ceza Mahkemesi, senin için, sizler için 13’er yıl ağırlaştırılmış hapis cezası istiyor işte.
Hak ettin(!) bu cezayı!
Sen misin ESP bayraklarıyla mitinglere katılıp “Kahrolsun faşist diktatörlük”,“YÖK postal seslerinin uğultusu içinde doğdu” diyen?..
Sen misin, “Üniversitelerde Kürtçe seçmeli ders olsun” diyen afişler asan, sen misin DİSK’in gençlik kolu olan Genç-Sen’e üye olan...
Yurtta kaldığınız odalarda kitaplar bulunmuş yine!
Ne zaman unuttun Türkiye’de kitapların okunmak için değil, yakılmak için satıldığını?
Baban, annen, öğretmenlerin söylemedi mi sana yoksa!
“Karl Marx’ın biyografisi”, “Mahir, Deniz, İbo”, “Che’den Deniz’e-Gerçekçi Ol, İmkânsızı İste” başlıklı rapor, “Bolşevik Devrimi”, “Sovyetler Birliği Komünist Partisi Tarihi”, Dimitrov’un “Faşizme Karşı Birleşik Cephe”si.
Bunlar okunur mu çocuğum, okunur mu?
Deniz’in, Mahir’in, Sinan’ın, Kaypakkaya’nın, Yusuf’un, Hüseyin’in posterleriyle Kızılay’da, Taksim’de, Bursa’da yürünür mü?
Sen ne zaman akıllanacaksın, ne zaman böyle kötü huylardan vazgeçip, kuzu kuzu yerinde oturup derslerine çalışacaksın?
***
Ah çocuğum ah!
Parklarda bira içme, sevgilinle dolaşma... 1 Mayıs’lara, 6 Mayıs’ta Deniz, Hüseyin, Yusuf için “Devrim Yürüyüşü”ne sakın katılma!
Uçurtmalara oraç-çekiç, tek yıldız resmi, halıya Lenin’in resmini işleme... Devrim şehitleri için saygı duruşunda bulunma... Ülkenin ve dünyanın sorunlarıyla ilgilenme...
Öcüler gelip yer seni!
Şimdi bana “O zaman ben ne yapayım?” diyorsan, işte yanıtım:
“Saidi Nursi’yi anma törenlerine katılıp, fıstıklı gülsuyu şerbeti iç... Tarikat yurtlarında kal, Fethullah Hoca’nın kitaplarını oku...”
Anlaştık mı?
hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr
Faks numaramız: 0212 343 72 69


















Konu: Bize yazmaya bir şey kalmamış.
Kaleminize,beyninize sağlık.Yorum yazmak için tek kelime bulamadığım bir yazı daha.Attım imzamı altına.
Bağlantı »