Başbakan’a Güven mi?.. ORHAN BURSALI

BİLİM ve SİYASET
ORHAN BURSALI
Başbakan’a Güven mi?
ADLİ TIP VE ISLAK İMZA KONUSU: Başbakan: “Adli Tıp Raporu’nun gereği yapılmalı. Raporda Dursun Çiçek’in el ürünü olduğu kanaatine varıldı. Bu, literatürde aslıdır demek. Asker belgeyi üç kez istemiş. O zaman üzerinde daha fazla durmaya gerek yok.” (TRT)
***
Raporun altındaki imzayı değerlendiren 3 kişilik özel ekibi belirleyen Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Haluk İnce: “Biz, Adli Tıp Kurumu olarak, hastanın yararı kadar, toplumun bazı kesimlerinin de düşüncelerini düşünmek zorundayız.” (NTV)
Kurum Başkanı, şunu diyor: Biz bir rapor yazarken, salt gerçeğin ne olduğuna değil, siyasal ve toplumsal duruma ve beklentilere de bakarız.
Başkan, hastanın “yararını”, “siyasal ve toplumsal yarar” ile dengeliyor!.. Yani, siyasal baskı ve istek fazlaysa, hastayı “asabilir”, yanlış rapor düzenleyebilir.
Dr. İnce, bu sözleriyle, acaba kendisine verilen siyasal görevi mi tarif ediyor, yoksa Adli Tıp’ın zaten öteden beri böyle işlediğini mi itiraf ediyor, bilmiyoruz. Her durumda, bir suçu itiraf ediyor. Bırakın istifayı, savcılar harekete geçmeli.
Adli Tıp üzerinde her dönem büyük siyasal kavga döndüğüne işaret etmiştim. Adli Tıp’ın, “lehte rapor” verilmesi için kullanılabildiğini, bizzat kurum başkanı söylüyor.
“Islak imza Çiçek’e ait olabilir” kararı, zaten şaibeliydi. Çünkü rutinin dışına çıkılmış ve özel inceleme birimi kurulmuştu! Şimdi İnce’nin açıklamasıyla, tam şaibeli oldu.
İnce’ye göre gerçek diye bir şey yok.. Gerçeği durum ve ortam belirler!
Adli Tıp ise tam tersine “gerçeği ortaya çıkarmak”la görevli.
O halde İnce’ye soralım:
Çiçek’in imzasını incelemek için neden özel üç kişilik tim kurdunuz? İktidarın beklentilerine göre mi rapor yazdınız? Ergenekoncu savcılarla ve siyaset kurumuyla bu süreçte herhangi bir alışverişiniz oldu mu?
***
Bu kadar değil, Başbakan’ın tavrında çok ciddi bir hukuku çiğneme var. Diyor ki, “Bu iş bitti, Adli Tıp kararını verdi, şimdi gereği yapılmalı.” Yani Çiçek bacağından asılmalı!
Başbakan bilmiyor mu: Adli Tıp’ın vereceği bir karar, mahkeme kararı değildir! Zaten bir kurul üyesi de “Biz imza Çiçek’e ait olabilir dedik, ama bu konuda kararı verecek olan mahkemedir...” sözleriyle yasal sürece işaret etmişti.
Mahkeme, bu raporu yorumlayabilir, rapora mutlaka itibar etmek zorunda değil. Başka kurumlardan inceleme isteyebilir; raporu sadece altındaki imza açısından değil, içerik açısından inceleyebilir veya inceletebilir. Bu üslup Genelkurmay’ın ifadesine uygun mudur, baktırabilir. Genelkurmay’ın diğer belgeleriyle karşılaştırabilir.
Ayrıca: Böyle bir “subay” gerçekten var mı, mahkeme mutlaka bunu da araştırmalı. “Subay” yoksa, eldeki sahte bir kâğıt parçasıdır. Şüphesiz, Albay Çiçek’in anlatacakları, eldeki kâğıt parçasından çok daha değerlidir!
Birileri bu hukuki süreci Başbakan’a anlatmıyor mu? Yoksa Başbakan yanında sadece duymak istediklerini kulağına fısıldayan dalkavukları mı tutuyor? Başbakan’ın yanında “şeytanın avukatı” kimse yok mu?
Başbakan, bu sözleriyle mahkemeyi de baskı altına alıyor, “Bu raporu kabul et” diyerek suç işliyor... Ergenekoncu savcılar da, “ıslak imzalı metnin” başka kurumlarca incelenmesine fırsat vermeyerek mahkemeye şaibeli bir Adli Tıp raporu dayatıyor.
Başbakan, “davanın savcısıyım” demişti, bu görevini başarıyla uyguluyor, hukuk-mukuk hak getire! Ergenekon savcılarını bile aratarak!
Başbakan her konuda güven yitimi içinde.
***
DARFUR-SUDAN KONUSU: Başbakan diyor ki, “Biz gittik Sudan’da soykırım falan görmedik!” Sudan’a Türkiye veya uluslararası bir kurum tarafından gönderilen özel görevli bir “araştırmacı” olarak mı gitti/gönderildi? Hayır. Siyasetçi olarak gitti. El Beşir’e şöyle sormuştur: “Yahu 250 bin kişiyi öldürdünüz mü?” El Beşir de “Bunu nasıl söylersiniz, biz Müslümanız, böyle bir şey yapmayız... Bu Hıristiyanların uydurmasıdır..”
El Beşir soykırımdan değil insanlık suçu işlemekten aranıyor! 250 bin kişinin katili suçlamasının Başbakan katında bir değeri yok! Ayrıca “Müslüman, insan öldürmez” lafını ediyor ki, yere göğe sığdıramazsınız. Tarih, her aşamada, bunu yalanlayan örneklerle dolu!
Erdoğan’ın nesine güveneceğiz?
obursali@ cumhuriyet.com.tr

















Konu: İnananlar bulunur.
Bu günkü iktidarın iş başına gelmesinde büyük gayretler sarf eden tarikat liderleri ve müritleri inanıyor,yada inanmış gibi yapıyorlar.Onları da aklı selime davet etsek yola gelirler mi acaba?
Bağlantı »