Başlar ve Ayaklar Aynı Dili Konuşunca... CÜNEYT ARCAYÜREK
GÜNCEL
CÜNEYT ARCAYÜREK
Başlar ve Ayaklar Aynı Dili Konuşunca
Medya özgürlüğüne savaş açan iktidar sahibi, hiç sıkılmadan “Bizi kavga minderine çekmek istiyorlar” diyebiliyor.
Yargıya saygıdan söz ediyor; fakat el altından emrindeki Adalet Bakanlığı’na, şehitlere “kelle” dediği gerekçesiyle kendisini 3 yeni kuruş tazminata mahkûm eden hâkim hakkında bir yolunu bulup mesleki soruşturma açtırıyor.
Neymiş suçu hâkim Sevgi Övüç’ün? Karar gerekçesini geç yazmış!
AKP grubunda daha önce TC Başbakanı’na üç kuruşluk tazminat cezası verilemez diyerek karar veren hâkime söylemediğini bırakmamıştı.
Öfkesini dışa vurmakla yetinmediği anlaşılıyor.
Saygılar sunduğu yargı erkine duyduğu öfkeyi bu vesile bir kez daha dışa vuruyor.
Kişisel duygularını tatmin etmek için devlet olanakları kullanan ilk başbakan!
***
Geçen yıllarda ağzını bozduğuna, derdini anlatmaya çalışan bir TC vatandaşına, TC Başbakanı’nın nasıl tepki gösterdiğine tanık olduk.
Anamız ağlıyor diyen çiftçiyi, “Ananı da al git” diye tersleyen bir Başbakan’ın oylarını bu ülkenin insanları yüzde 34’ten yüzde 47’ye yükseltti.
Küfürlü konuşmayı hitabet başarısı diye irdeleyen bir iktidarın egemen olduğu ülkede, sıfatı ulusal takım çalıştırıcısı olan Fatih Terim adındaki adamın, kendisini eleştiren spor yazarı Osman Tanburacı’ya “Ulan ben senin ananı, avradını s….” diye saldırması elbette doğaldır.
Fatih Terim için terbiyesizlik, küstahlık, saldırganlık karakteri gereği.
Ne yazık ki, bu adamı bu noktaya getiren spor yazarları ve spor sayfaları. Ulusal takımın aldığı sonuçları on bir çocuğun saha içindeki başarılarına değil, bu adamın eşsiz futbol dehasına bağladılar.
Terim’i bulunmaz Hint kumaşı diye sundular, övdüler.
Futbol yönetimi ise bu yayınlardan aldığı cesaretle bu adama el bebek gül bebek muamelesi yaptı.
Osman Tanburacı skandalının yanı sıra Belçikalı meslektaşına saha içinde yaptığı hakaretsel hareketlerden sonra UEFA’nın soruşturma açtığı bahanesine sarılan Futbol Federasyonu sessiz kalmayı yeğliyor.
Ülkemizde başlarla ayaklar artık aynı dille, küfür içerikli dille konuşuyor.
***
Fatih Terim TC’de en yüksek maaşı alan bir bürokrat. Primler, ödüller dışında ayda 114 milyar!
Fakat bu adam ulusal takımın başarılarını kendi çıkarına çoook iyi kullanmasını biliyor.
Avrupa üçüncülüğünden sonra hemen başka ülkelerden öneriler aldığını söylemeye başladı. Bugünlerde İngiltere’de bir takımdan söz ediyor. Federasyonu “Giderim ha!” diye korkutuyor.
Önümüzdeki günlerde skandallar kralı bu adamla Futbol Federasyonu masaya oturacak. Skandallar kralı Terim’in 114 milyarlık maaşını arttırmak için!
Şöyle bir sonuç çıkıyor: Kim ki iktidara gelir, halkına küfreder, şehitlerine kelle der, onun oyları yükseliyor.
Kim ki, -sadece Tanburacı’yı değil- spor yazarlarını aşağılar, küfreder, onun maaşına zam geliyor.
***
Fatih Terim’i UEFA’nın cezalandırması yetmez. Tribünlere el kol hareketleri ile küfreden, ulusal takım içindeki kardeşliği baltalayan, son Belçika maçında penaltıdan gol attıktan sonra secdeye varan ve.. Fethullah Gülen’ci olarak bilinen Emre Belözoğlu adındaki bücürü herkese ve her şeye karşın savunan Terim adındaki adam da sorgulanmalı.
Federasyonun bu adama ceza vermeye gücü yetmiyorsa hiç değilse terbiye edilmesini sağlamalı. En doğrusu bir psikoloğa havale edip tedavi ettirmeli.
Yeşil saha üzerinde dinci gösteriler sergileyen futbolcuya gelince:
Başarılarına saygı duyduğumuz Başkan Aziz Yıldırım; terbiye noksanı, futboldaki yerini sindiremeyen, üstelik dinci bir futbolcunun, Emre Belözoğlu’nun; Atatürk’ün üyesi olduğunu övünerek açıklayan Fenerbahçe gibi bir kulüpte ne işi var?
Onca büyük parayla transfer edilen bu futbolcu Fenerbahçe gibi büyük kulübe yakışıyor mu?
Küfürle konuşabilen, dinci bir Başbakan laik Türkiye’ye yakışıyorsa, Emre denilen saldırgan dilli, dinci ve eylemci biri neden Fenerbahçe’ye yakışmasın demeyiniz lütfen.
Yakışmıyor… Size de Fenerbahçe’ye de!



















0 yorum yazılmıştır