Boşuna Heves... CÜNEYT ARCAYÜREK
GÜNCEL
CÜNEYT ARCAYÜREK
Boşuna Heves
Bu iktidarı yöneten kadrolarla, elbette başta genel başkanı ile anlayış birliğine varmak olanaksız.
Son örnek bu yargıya bir örnek:
Günler torbaya girmiş gibi başına demokratik sözcüğünü takarak açılım dedikleri yutturmacanın TBMM’de görüşülmesini Atatürk’ün aramızdan ayrıldığı güne aldılar.
Muhalefet partileri kıyameti koparıyor. Baykal “bu hareketin bir anlamı olması gerek” diyor. MHP sözcüsü Vural “10 Kasım nereye, kime batıyor?” diyor.
Muhalefetin ağır eleştirilerine iktidarın baş aktörlerinin tek bir cümleyle değinmemeleri, AKP’de en azından Atatürk’e saygı noksanlığını gösteriyor.
***
Ağzı söz kalabalığına yatkın bir milletvekili, iktidar grup başkanvekili Suat Kılıç muhalefetin sert eleştirilerini karşılamaya çalışan bir konuşma yaptı. Ama kaş yapayım derken göz çıkardı; AKP yönetiminin Atatürk’le ilgili olumsuz duygu ve görüşlerini de açığa vurdu.
Açılımın 10 Kasım’da TBMM’de görüşülmesini AKP adına savunan Bay Kılıç’ın; hiçbir gazetede yer almayan, ancak TV haberlerinde izleyebildiğimiz konuşmasından bir iki cümle verelim:
Bay Kılıç, 10 Kasım açılım gününü savunurken o günü takvimden herhangi bir gün demeye getiriyor ve: “…Ne var? 10 Kasım resmi tatil değil ki...” diyor.
Konuşmadan bir başka örnek: Bay Kılıç 10 Kasım’ı herhangi bir güne eşdeğerde sayıyor ve… “Bir gün öncesi, bir gün sonrası fark etmez” diyor.
Fakat kurnaz mı kurnaz! Zevahiri kurtarmak isteyen cümlesi ise güya Atatürk’e saygılı. Şöyle diyor: “...10 Kasım sabahı Atatürk’le ilgili törenleri yapar... öğleden sonra Meclis’te açılımı görüşürüz.”
Atatürk’ün ölüm gününü iktidar yöneticilerinin herhangi bir güne indirgedikleri böylece kanıtlanıyor ve:
Ucu açık, ülkenin bölünmesine kadar uzanabilecek bir çizgide gelişen Kürt açılımını, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne son derece duyarlı olan Atatürk ile özdeşleştirmek istiyorlar!
***
10 Kasım ile ilgili bu denli pervasız konuşan “Suat Kılıç kimdir?” sorusunu dünkü Sözcü gazetesi manşetten verdiği bir haberle yanıtladı.
Suat Kılıç, RTE ile Çankaya’dakinin bağlı olduğu Milli Görüş’ün Almanya’daki örgütünde uzun yıllar genel sekreterlik yapan… 1990 yılında Almanya İslam Konseyi tarafından Avrupa Şeyhülislamı ilan edilen ve beş yıl bu unvanı kullanan… üç eşli… Devlet Bakanı Faruk Çelik’in danışmanlığına atanan… Bay Ali Yüksel’in damadı!
Sözcü’nün yazdığına göre Ali Yüksel, damadının AKP grup başkanvekilliğine getirilmesini... Suat Kılıç’ın eşi olan kızının da Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı BELSO’da yönetim kurulu üyeliğine gelmesini sağlamış.
Tabii AKP takımının vazgeçemediği süreç işletilecek; Devlet Bakanı Çelik, danışman Ali Yücel ve damadı Suat Kılıç haberleri, yorumları yalanlayacaklar! Bekleyip göreceğiz.
***
Okur da kamuoyu da bu türden atamalarla devlet kadrolarını dolduran AKP iktidarını izlemekten… bir türlü kurtulamadıkları Atatürk’ten kerhen söz etmelerinden o denli usandı ki… Ali Yüksel (Suat Kılıç) olayını belki de yine dinci iktidarın yeni bir marifeti diye değerlendirecek, bu da yedi yıldır izlenen olaylara bir yeni örnek diyecektir...
Diyecektir, diyebilir ve belki üzerinde durmak istenmeyebilir ama; işte “bu kadro”; böyle böyle, Milli Görüş’ten kaynaklanan hedeflerine göre laiklik örtüsü altında devleti A’dan Z’ye kendilerine çevirdiler.
Yargıyı ele geçirme ve siyasallaştırma projelerinde hayli yol aldılar. Medyayı susturdular. Halkın askere güvenini sarsmayı amaçlayan her türden yayına, belgeye destek verdiler. Ergenekon soruşturması ile topluma korku saldılar.
Şimdi sıra asla yenemeyecekleri “mavi gözlü dev” Atatürk’e geldi.
Boşuna heveslenmesinler… AKP gidici, ama Atatürk dünya var oldukça kalıcı!


















Konu: Baba çiftliği gibi kullanılan devlet imkanı.
İnsanlar birisine kızdığında ;burası babanın çiftliği değil falan diyerek sitem ederler ya,artık bu sitemde geçerliliğini kaybetmeye başladı gibi geliyor.İş başına gelen iktidarlar ne güzel devlet imkanlarını babalarının çiftliği gibi kullanıyorlar.Var mı itiraz edebilen.Etse ne yazar ki?Dincilik en büyük kazanç kapısı haline getirildi.
Bağlantı »