Cumhuriyet Sevdalıları İyi ki Varsınız... ALİ SİRMEN
DÜNYADA BUGÜN
ALİ SİRMEN
Cumhuriyet Sevdalıları İyi ki Varsınız!
Karanlık günler yaşıyoruz, ekonomik kriz yurttaşın ümüğünü sıkıyor, Tayyip Erdoğan da demokrasinin...
Büyük ekonomik krizler beraberlerinde baskıcı faşist yönetimler getirirler, bu yüzden, büyük krizin otomatik olarak Tayyip Erdoğan liderliğindeki İslamo-faşist yönetimin sonunu getireceğini düşünenler yanılmaktadırlar, tıpkı bütün önlemleri aldığı için, çok uzun süre daha iktidarda kalacağını sanan AKP ve yandaş medyasının yanılması gibi.
Hitler’in bin yıllık Üçüncü Riech’ının hazırlıkları gibi, dikensiz bir iktidar dönemi hazırlığında olan Erdoğan, 22 Temmuz 2007 seçimlerinden sonra amaçladığı hedeflere doğru emin adımlarla yürümektedir.
Tayyip Bey basın üzerindeki etkinliğini artık adam adama markaja çevirmiş bulunmaktadır.
Nitekim son günlerde, bizzat Tayyip Bey’den ismen gelen ikazlar üzerine kimi radyo ve TV programları kaldırılmış, bazı yöneticiler istifa etmek zorunda kalmışlardır.
Kamuoyu, Tayyip Bey’in baskılarının yalnız Aydın Doğan Medyası üzerine yoğunlaştığını sanmakta, oysa şu anda Çukurova Grubu üzerindeki baskılar da yoğundur ve orada, Doğan Grubu’nda elde edilenden daha büyük sonuçlara ulaşılmış bulunmaktadır.
***
Başbakan’ın basın üzerindeki planlarının hazırlayıcılarından olan Atıf Beki de şu anda, Doğan Grubu’nun Tayyipci yayın organı Radikal’in yazar kadrosunda yer almaktadır.
Vergi cezaları, ismen bildirip gazeteci attırmalar, miting meydanlarında basına çatmalar ortamında Mustafa Balbay’ın, Cumhuriyet, laiklik, demokrasi savunucusu olan, AKP muhaliflerini sindirme kampanyasının odaklarından biri haline getirilmiş bulunan Ergenekon davası çerçevesinde tutuklanmış olması da, basın üzerindeki baskıların ne denli tahammül edilmez boyutlara vardığının bir başka göstergesidir.
***
Kısacası demokrasi ve insan hakları açısından dayanılması ve solunması güç bir hava egemendir Türkiye’de.
Yerel seçimlerin, Türkiye’de bu demokrasi karşıtı iktidara yeterli tepkinin oluşturduğunu gösterecek boyutta oy değişmesine yol açacağını belirtir bir araştırma sonucuna da rastlamıyoruz. İktidarın çok büyük sürpriz olmaz ise, oylarını arttırmasa bile kayda değer bir kayba uğramayacağı öngörülüyor.
Bu manzaraya bakanlar, çok karanlık bir Türkiye görüntüsüyle karşılaşıyorlar.
***
Her bu gibi durumda olduğu gibi, aslında, hemen öbür tarafa, öbür Türkiye’ye de bakmak gerek.
Öbür Türkiye dün Cumhuriyet’in Nurettin Mazhar Ökten Sokak’taki binasındaydı.
Mustafa Balbay’ın kişiliğinde, demokrasi, basın özgürlüğü, bağımsızlık ve laiklik ile dayanışma duygusu içinde olanlar ya da hiç değilse böyle bir durumda, mesleki dayanışmanın zorunluluğunu duyan gazeteciler, yazarlar Balbay’ın kitaplarını onun adına imzaladılar.
Cumhuriyet’in önü dün mahşer yeri gibiydi, yurdun dört bir yanından gelmiş okurlar, (yalnız ben kısa süre içinde iki İzmir’den bir de Zonguldak’tan gelen okurla konuştum) Balbay’ın eserlerini imzalatarak, demokratik tepkilerini ortaya koyuyorlardı.
Bu gibi baskı anlarında, yalnız baskıyı uygulayanın yarattığı havayı ve baskıcının gücünü görmek yetmez, bir de onlara direnenlere bakmalı.
Onlara direnen Cumhuriyet sevdalıları, dün Cumhuriyet’in önündeydiler, içindeydiler.
Onlar eninde sonunda Türkiye’nin baskıyı yeneceğini kanıtlıyorlardı.
Onlar yazarlarına, sevdiklerine ve Balbay’a “iyi ki varsınız” diye sesleniyorlardı.
Ben de en karanlık günlerimizde aydınlık geleceklerimizin teminatı olan o insanları aynı şekilde selamlamak istiyorum:
- Cumhuriyet sevdalıları, demokrasi savunucuları iyi ki varsınız!
asirmen@cumhuriyet.com.tr



















0 yorum yazılmıştır