Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

http://erdem43.

Devlet Sırrı... HİKMET ÇETİNKAYA - Siyasi GIF Animasyonlar-Siyasi Yazı ve Yorumlar - Blogcu



Siyasi GIF Animasyonlar-Siyasi Yazı ve Yorumlar

Cumartesi, Ekim 18, 2008

Devlet Sırrı... HİKMET ÇETİNKAYA


POLİTİKA GÜNLÜĞÜ

HİKMET ÇETİNKAYA

Devlet Sırrı...

Demokrasi, hukuk, yaşama hakkı, özgürlükler...

Gözaltılar, işkenceler, tecrit...

Gözaltı ve cezaevi.

İkisi çok önemli!..

Bir gösteri sırasında coplanan gençler, yerlerde saçlarından tutulup sürüklenen genç kızlar!

28 yaşındaki Engin Ceber, Sarıyerde arkadaşlarıyla birlikte Yürüyüş dergisi satarken polisçe yakalanıp gözaltına alındı. Gözaltındayken işkence gördü. Sonra yargıç önüne çıkarıldı ve tutuklanıp Metrise gönderildi.

Asıl işkence Metris Cezaevinde yapıldı Engine.

Komaya girdi, hastaneye kaldırıldı. Yaşama umudu yoktu. Bir gün sonra yaşam destek ünitesine bağlandı.

Engin Ceber kurtarılamadı ve genç yaşında öldü.

Geçen hafta pazar günü bu olayı anlattım...

Adalet Bakanlığı müfettişleri Bakan Mehmet Ali Şahinin buyruğuyla Metriste soruşturma başlattı ve gardiyanların işkence yaptıklarını saptadı.

Bakan Şahin, özür diledi; İşkenceyle öldü özür dileriz!

19 gardiyan şimdilikaçığa alındı.

Bunun adına da Türkiyede idari soruşturma denilir...

Türkiye Cumhuriyeti gerçekten demokratik bir hukuk devleti midir?

Bence hayır!

Bir hukuk devletinde tutuklu ve hükümlüler, suçları ne olursa olsun devletin anayasal güvencesi altındadır.

Hukuk devletinde; polis olsun, jandarma olsun, gardiyan olsun, bir tutuklu ve hükümlüye işkence yapamaz.

Cezaevlerinden gelen tutuklu ve hükümlülerin mektuplarını zaman zaman okurlarla paylaşıyorum.

Kanserden kalp yetmezliğine değin her çeşit hastalık cezaevlerinde var. Hastalar tedavi edilmiyor. Ölümcül olanlar iş işten geçtikten sonra hastaneye kaldırılıyor.

***

İşkence insanlık suçudur!

Türk aydınları, yazarları, bilim insanları, gençler, emekçiler 12 Martın ve 12 Eylülün işkence tezgâhlarından geçti.

Benim kuşağım işkencede ölüm olaylarının tanığıdır!

İşkencecileri bilir!

İşkenceci başlarının demokratik dönemlerde bakan, milletvekili, vali, emniyet müdürü olduklarını da bilir!

2008 yılında işkence sürüyor cezaevlerinde...

Tecrit sürüyor!

12 Eylülde Diyarbakır, Eskişehir, Aydın cezaevleri işkencelerin merkezi değil miydi? Ankara Emniyet Müdürlüğünde DAL adı verilen birim, işkencenin merkezi değil miydi?

12 Mart 1971 sonrası Ziverbey Köşküünde kaç subay, kaç yazar, gazeteci, aydın geçti işkencecilerin elinden?

İşkence bir insanlık suçudur!

Bu suç idari soruşturma kılıfıyla örtülmez demokratik bir hukuk devletinde.

28 yaşındaki Engin Ceberi işkenceyle öldürenler bağımsız yargı önünde yargılanmalıdırlar...

Türkiyede darbecilerden hesap sorulsun diye sabah akşam konuşan, köşelerinde yazılar döktürenler, ne AKP iktidarının yolsuzluklarına ilişkin ne de gözaltılarda ve cezaevlerindeki işkenceye, tecride ilişkin söz ediyorlar.

Bilerek Almanya Deniz Feneri soygununu, Dişli olayını örtmeye çalışıyorlar!

***

Haydi darbecilerden hesap soralım!

Bunun için önce Kenan Paşadan başlamak gerekmez mi?

12 Eylül sonrası 50 genç insanımız idam edildi, 171 kişi işkenceden öldü, milyonlarca kitap yakıldı, 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı, 30 bin kişi işten atıldı...

Siyasal İslam 12 Eylül döneminde palazlandı, tarikat şeyhi Fethullah Gülenle 1982 Anayasası için pazarlık yapıldı, Atatürkün kurduğu Türk Tarih ve Türk Dil Kurumu kapatıldı.

Başbakan Tayyip Bey şu Hrant Dink cinayetinin, Malatya katliamının, Trabzondaki Rahip Santoro cinayetinin üzerindeki örtüyü kaldırsın; Danıştay saldırısının görünmeyen yüzlerini ortaya çıkarsın!

Bunu yapabilmek için örgütlü mafyanın üzerine bazı soslar atıp örgütlü çete kandırmacasıyla halkı oyalamasın!

Hrant Dinkin avukatları ne diyor:

Mahkemede okunmayan 75 sayfalık istihbarat raporundaki devlet sırrının ne olduğu açıklansın.

Devlet içindeki örgütlü çetelerden kurtulmak mı istiyorsunuz? Saydam hukuk devletinden yana mısınız?

İşte fırsat çıktı...

Açıklayın devlet sırrını o zaman!

hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr

Faks numaramız: 0212 343 72 69


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 2008-10-18 23:46:40
    Konu: Milasın kuyusu
    Sayın hikmet hocam bunlar hayatın duşmanı Serpilip gelişen yaşamın düşmanı Anlamazlar Anlatamazsın Akan Suyun Meyveler Veren Ağacın baharda açan Çiçeği Anlamazlar anlatamazsın Geçenlerde Film ,DVD, alıyordum İlgimi On Emir diye bir ,DVD;Çekti baktım Musa peygamberlen İlgili İsrail Oğullarını kurtarıyor Tam denizin kıyısına geldiklerinde Firavunun Ordusu Peşlerinde Musanın Analığıda yanında Diyorki Ben onları durdururum ben Sarayın Hanımıyım Musa diyorki Yok analık yok Emir Almiş Savaş Arabalarındaki Askerleri tanrıdan başka hiç bir Şey durduramaz,Şimdide bu günlerdeki Yaşanan Senin Anlattığın binmişiz bir alamete gidiyoruz kıyamete misalı bunlar yukarıda Anlattığım Filmdeki Konu Olan bir yerlerden Emir Almış Atlı Arabalardaki Askerler Gibiler kim durduracak Nasıl durduracak Gerçekten Çelişki İçindeyim Bu İnsanlar Sağırlaşmış Duymuyorlar Körletilmiş Göremiyorlar kalpleri katılaşmış hissetmiyorlar katılaşmış anlamıyorlor Aydınlarımız Düşünürler Yazarlar Çizerler Sanki insanlara hitab Etmiyorda Milasın kuyusuna bağırıp Çağrılıyor Gibi Geliyor Bana Acaba Yaşanmamış Ve Ucuza Geçirdiğimiz Tarihsel Süreçler Geri Dönüp Öyle Ucuza Pas Geçmek Yokmu Demek İstiyor bize Belkide Bedeli Ödenmemiş Süreç Dur bakalım bu Gününün kıymetini Ben Sana Öğreteceğimmi Demek İstiyor.

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »
Image Hosted by ImageShack.us
Subscribe to updates < / a>