Durum... MUSTAFA BALBAY

GÜNDEM
MUSTAFA BALBAY
Durum...
Türkiye’nin içinde bulunduğu durum için seçilebilecek t-onlarca sözcükten biri şu olabilir:
Yönetilmezlik!
Türkiye tam bir yönetilmezlik içinde...
Ülkeyi yönetenler, içinde bulunduğumuz akıntıya göre şekillenen yönsüz hareketliliği halka, “ilerliyoruz” diye anlatmaya çalışıyorlar. Oysa gerçek: İlerlemiyoruz, akıntı ne tarafa çekerse o tarafa doğru gidiyoruz.
Gündemin iki temel konusu, ekonomide ve terörle mücadelede tablo bu.
Hükümetin ekonomiyi yönetmek için geliştirdiği yöntem şöyle:
Kimse olumsuz bir gelişmeden söz etmeyecek. Herkes, ne olursa bunu olumluya yoracak. Kimi olumsuz göstergeler ortaya çıktığında söylenmeyecek. Buna öncelikle iş dünyasının içindeki insanlar uyacak!
2001 krizi öncesinde Dünya Bankası’ndan IMF’ye her kesim, Türk ekonomisi için şu tanımı kullanıyordu:
Muhteşemsiniz!
Bugün de aynı çevrelerden şu tür demeçler okuyunca, yazı aramızda, ürperiyorum:
Çok sağlam bir mali tablonuz, bankacılık sisteminiz var. Dünya ekonomisinde sözü olan bir ülke haline geldiniz!
***
Terörle mücadelede ise hükümetin benimsediği temel yol şu:
Benden uzak dursun da ne olursa olsun!
Olmaz, olamaz... İş dönüp dolaşıp siyasal sorumluluğa gelir. Son birkaç gün içindeki gelişmeler de bu yönde.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un önceki gün yaptığı açıklama bunun bir göstergesi... Terörle mücadelede tek sorumlu olarak gösterilmek istenen asker, kendisine yönelik medya operasyonuna çok sert karşılık verdi. Ortada basın özgürlüğünün boyutlarını aşan, sistemli, planlı, programlı, hedefli bir durum var. Küresel kuşatma, terör örgütü yerine orduya “silahları bırak” diyor!
Bunun devamında nasıl bir istemin geleceğini kestirmek zor değil...
Eğer hükümet, 2 turlu 6 saatlik görüşmeler sonucunda işi koordinasyon sorununa indirgemek yerine, kamuoyuna güven veren bir biçimde terörle mücadelenin çerçevesini anlatsaydı, daha farklı bir tablo olurdu. Başbakan bunun tersine, “Asker ne istiyorsa verdik, vereceğiz”, “Baykal, Bahçeli muhatabım değil” türünden çıkışlar yapınca, asker kendisini anlatmak zorunluluğunu duydu. Buna meydan vermemek, işleri bu noktaya getirmemek hükümetin sorumluluğu ve görevi...
***
Ankara’daki bu dağınıklığın bir nedeni daha var...
Ne diyor anayasamız:
Cumhurbaşkanı, devlet kurumları arasındaki dengeyi, koordinasyonu sağlamakla görevlidir.
Cumhurbaşkanı Gül bunu yerine getiriyor mu?
Her şeyden önce zaman olarak bunu yapması çok zor; zira, Ankara’da fazla kalmıyor!
Bize öyle geliyor ki; Gül dönemiyle birlikte askerler, devlet katında kendilerini bir doz daha yalnız hissediyorlar.
Başbakan’ın dünkü açıklamasına değinelim. Dedi ki:
“Terörle mücadelenin başarısı birlikte ortak bir kararlılıkla karşı durmamıza bağlıdır. Genelkurmay Başkanımız da haklı olarak buna vurgu yapmıştır. Elbette basın hürdür. Eleştirme hakkı da vardır. Buna mukabil kendilerine yapılan eleştirilere de cevap hakkı vardır. Verilen cevabın üslubundan ve sertliğinden şikâyet edenler önce dönüp bir de kendilerine baksınlar. Hiç ayna karşısında durmadan bu süreci devam ettirme hakkına da sahip değiller...”
Medya yanını ayrı bir yazı konusu yapacağız.
Ancak aynaya bakması gerekenler arasında bir kişi daha var:
Başbakan...
Aksi halde ülkenin durumu ayna karşısında bile tanınmayacak hale gelebilir!
ankcum@cumhuriyet.com.tr


















Konu: Yemin
Sayin Balbay Cumhuriyet Okurları Gazetedeki İnsanlarla Bütünleşmiş bir Ruhtur Cumhuriyet Okuru Olmak Ayrıcalıktır bunu Cumhuriyet Gazetesinin bütün Camiasıda bilir Ama affınıza Sığınarak bir konuya girmek İsterim hiç Dikkatınızı Çektimi muhalefetten duydunuzmu bu kadar Şehitler Veriyoruz Her gün bir Vatan Evladımız ölüyor Bu Ayda otuz Eder Sessiz Sedasız Bazen Onbeş Evladımızı kaybettiğimizde Figanlar Feryatlar Ağıtlar Birleşiyor İktidar Hemen Alışılmış klişeleşmiş Tavırlar Sözlerle Ortamı Yatıştırıyor,Bu tarafın ne Olduğu Belli Ya Öbür taraf Muhalefet yahu allah Aşkına Hiç duydukmu Bunun Sorumlusu Siyasal İktidardır Bu İktidar bütün bu Olaylardan Boş Sözlerle kendini kurtaramaz Derhal İstifa etmelidir Neden hükümet hakkında ölen Şehitlerimizden Sorumluluğu hakkında Gen Soru Verilmiyor Tamam Anladık Ama hiç Olmazsa Bu talihsiz badireler nedeniyle hükümetin Aleyhine Gen soru Verilerek Meclis tarihine Not Düşürülmüyor Neden Acaba Bunlarda Ne Olur Ne olmaz bir gün bizde İktidar Olursak Bizimde başımıza Böyle Şeyler Gelebilirdenmı İstifa Sözcüğü Ağızlardan Çıkmaz Es Geçiyorlar Neden Muhalefet Gerçekten Muhalefetliğini Yapıyormu Aktütün karakoluna Muhalefetten hiç giden Oldumu diyar bakırda ki Taranan Polıs Aracının mahaline Gidildımı Sali günü Saat On ikiye kadar Oval Ofiste MHP'kameralar karşısında Vay Şöyle Vay Böyle Saat On Üç Otuzda Yani bir buçukta CHP'Nin Oval Ofisinde kameralar karşısında Vay Şöyle Vay Böyle Vay be Ne Muhalefet AKP'Ye Muhalefetten, Yazarlar,Çizerler, Gazeteciler, Politikacılar, Profesörler, Öğretim Üyeleri, Generaller,Siyasi Parti liderleri,Aydınlar,Düşünürler,Nimet Abla gişesinden bilet Alınır Gibi Tutuklanmak İçin kuyrukta bekliyorlar,Yine Affınıza Sıgınarak haykırıyorum bu Uygulamalar Ancak Ve ancak Demokrasisi olmayan Muhalefeti olmayan Totaliter monarşilerde Olur,Temel İle Dursun Beraber Giderler Yeni Çıkmış Tabancalardan Alırlar Tabancaları Denemek İçin kura Çekerler Önce Atış Sırası Temele Çıkar Dursun Elli Metre Mesafe açar haydi At Der Temel nişan Alır Tek Atışta Dursunu Devirir Temel koşarak Dürsunun Yanına Gider Türsunum Bir şeyin yok Ya Ula Neyi Yok beni Anlumun ortasindan Vurdun Temelde He Ula yinede Allaha Şükürler ölsun İyiki gözüne Rast Gelmemiş Temel Yine tekrarla Dursuna Yahu Dursun Sende Oyle güzel durdunki Hiç Haboyle Sağa Sola kipirdamadun ben ne yapayim.
Bağlantı »