Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

http://erdem43.

Gözyaşları... Tugay ULUÇEVİK - Siyasi GIF Animasyonlar-Siyasi Yazı ve Yorumlar - Blogcu



Siyasi GIF Animasyonlar-Siyasi Yazı ve Yorumlar

Pazar, Ekim 8, 2009

Gözyaşları... Tugay ULUÇEVİK


Cumhuriyet Gazetesi               8 Kasım 2009

Tugay ULUÇEVİK Emekli Büyükelçi

Gözyaşları...

Kendisinin KKTC’nin kuruluşuna karşı çıkmış olduğunu hatırlatan ve şimdi KKTC’nin Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyan bir müzakereciden, KKTC’nin yaşatılmasını amaçlayan bir çözüm şekline ilişkin savlar ortaya koyması, koysa bile bunda inandırıcı olması beklenebilir mi?

“Egemen eşitliğe” dayalı bir çözümden söz etmesi mümkün olabilir mi? 2008’de Sayın Cumhurbaşkanımızın ve MGK’nin açıkladıkları “iki halk, iki demokrasi ve iki devletten” oluşan “Ada’daki gerçekler temelinde” bir çözüm için inanç ve kararlılık gösterebilir mi?

 

2 Kasım 2009 tarihli bazı gazetelerde Talat: KKTC ilan edildiği gün ağladım şeklinde yer alan haber başlığını gören sade bir vatandaş, haberin metninde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin (KKTC) Cumhurbaşkanı Sayın Mehmet Ali Talatın KKTCnin kuruluşunda duyduğu mutluluğa dair bir anısının nakledildiğini sanır ve haberi Demek ki Sayın Talat KKTC kurulurken sevinçten gözyaşı dökmüş diyerek okumaya başlar.

Çünkü, bir devletin sağladığı demokratik düzen ve mekanizmalar sayesinde o devletin en yüce makamı olan cumhurbaşkanlığı makamına seçilen bir şahsın, başka türlü duygularla devletin kurulduğu gün gözyaşı dökmüş olabileceği, dünyada hiç kimsenin aklına gelmez.

Kendisini tutamamış

Sayın Talat KKTC Anayasasının verdiği imkânlardan yararlanarak parlamentoya girmiş, bakan ve başbakan olarak KKTC Devletine hizmet etmiştir. 17 Nisan 2005 tarihinde yapılan seçimlerde cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Bir hafta sonra da KKTC Anayasasının 100. maddesine göre Devletin varlığını ve bağımsızlığını, yurdun ve halkın bölünmez bütünlüğünü, halkın kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma;……Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma; namusum ve şerefim üzerine and içerimşeklindeki sözlerle yemin etmiştir.

Haber okununca hayretten dehşete kadar varan duygularla acı bir gerçekle karşı karşıya kalınır.

Çünkü, halen cumhurbaşkanı olan bir siyasetçi, temsil ettiği devletinin 26 yıl önce kurulduğu gün o kadar derin bir üzüntü ve belki de hiddet duymuştur ki, kendisini tutamamış ve ağlamıştır.

Yakıştırmak istemez

Bu haberi okuyanların aklına, kaçınılmaz olarak, Şayet bugün başı olduğu devletin ve toplumun birliğini ve bütünlüğünü temsil eden bir cumhurbaşkanı, daha önce devletinin kuruluşunda üzüntü gözyaşları dökmüşse, o cumhurbaşkanı devleti ile ilgili hangi olay karşısında sevinçten ağlarsorusunu sormak gelir. Üzüntüduygusunun zıddının sevinç”; devlet ile ilgili olarak da kuruluşolayının tam tersinin yıkılışolduğunu düşünür. Düşünür de yine de bunu yakıştırmak istemez.

Kendisinin KKTCnin kuruluşuna karşı çıkmış olduğunu hatırlatan ve şimdi KKTCnin Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyan bir müzakereciden, KKTCnin yaşatılmasını amaçlayan bir çözüm şekline ilişkin savlar ortaya koyması, koysa bile bunda inandırıcı olması beklenebilir mi?

Egemen eşitliğedayalı bir çözümden söz etmesi mümkün olabilir mi?

2008de Sayın Cumhurbaşkanımızın ve MGKnin açıkladıkları iki halk, iki demokrasi ve iki devletten oluşan Adadaki gerçekler temelindebir çözüm için inanç ve kararlılık gösterebilir mi?

Ayrıca, iki kesimli federal çözümün sözde Kıbrıs Cumhuriyetinin temelinde ve çatısı altında değil yeni bir ortaklık devleti şeklinde ortaya çıkmasına dair Türkiyenin de savunduğu teze uygun bir sonuç almasının mümkün göründüğü söylenebilir mi?

Hristofyasın, kendisiniyoldaşolarak niteleyen dostu Sayın Talatın bu defa sevinç gözyaşı dökmesine vesile olacak bir çözüm şekli için, şevkle ve azimle gayret edeceğini ve dış cevrelerden de yardım ve destek göreceğini beklemek yanlış olmaz.

Tarihe geçecek

Sayın Talatın kendi devletinin kuruluşunda bir siyasetçi olarak üzüntüsünden ağlamış ve bunu beyan etmiş ilk ve tek cumhurbaşkanı olarak tarihe geçeceği kuşkusuzdur.

KKTC de kendisinin kuruluşuna karşı çıkmış bir siyasetçiye Cumhurbaşkanı olma imkânını sağlayarak dünyanın en demokratik, en liberal bir devleti olduğunu kanıtlamış bulunmaktadır.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtımızın sonuçlarından biri, Adadaki iki kesimlicoğrafyadır. Diğeri de Kıbrıs Türk halkının egemen siyasi iradesinin sembolü olan KKTCdir. Bu iki sonucun ortaya çıkmasına Yunanistan ve Kıbrıslı Rumlar beraberce sebep olmuşlardır.

Bu sonuçları ortadan kaldırma amacıyla 1974ten hemen sonra uzun vadeli mücadele stratejisiniuygulamaya koymuşlardır.

Bu yüzden de 1983 yılına kadar BMGKnin iyi niyetmisyonu çerçevesinde anlamlı bir çözüm arayışı gerçekleşememiştir.

KKTCnin kurulması ayrılıkçı bir hareket değil, Kıbrıs Türk halkının Rumların çözümsüzlük politikalarına duyduğu haklı bir tepkinin neticesidir. Kıbrıs Türk halkı, bağımsızlık demecinde, egemen eşitlik temelindeki gerçek federasyonçerçevesinde Rumlarla yeni bir ortaklık devleti kurulmasına kapıyı açık bıraktığını beyan etmiştir.

Özlü ve anlamlı müzakereler

Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne yönelik özlü ve anlamlı müzakerelerin başlaması, KKTCnin ilanından sonra imkân dahiline girmiştir.

1984, 1985, 1986daki somut plan taslaklarını kabul eden Sayın Denktaş, reddeden Kyprianou olmuştur. Rumların 2004te de çözüme hayırdemesi bu tutumun en son örneğidir.

Yunanistan Başbakanı ve Dışişleri Bakanı George Papandreau, 20 Ekim 2009 tarihinde, Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde yaptığı konuşmada aynen Yunanistanın kararlılıkla sürdürdüğü değişmez dış politikasının hedefi, Türkiyenin Kıbrısı istilâ etmesinin sonuçlarının yasallaşmasını önlemek ve tamamen ortadan kaldırılmasını sağlamaktır demiştir.

Sonuç

Talat ile Hristofyas arasında çözüm şekli için üzerinde 2008de mutabık kalınan çerçeve, esasen, iki kesimliliğinve KKTCninanlaşmayla birlikte hemen veya aşınma suretiyle tedricen ortadan kalkmasına yol açacak mahiyettedir.

Kosova, Abhazya ve Güney Osetya birer bağımsız devlet olarak varlıklarını sürdürürlerken, 15 Kasım 2009 günü 26 yaşını tamamlayacak olan KKTCnin arkasından Türk Ulusunun gözyaşı dökeceği bir durum yaratılmamasını dileriz.

Sözde Kıbrıs Cumhuriyetinintemelinde ve Türkiye de ABye tam üye olmadan Kıbrıslı TürklerinRumlara yamanarak ABye katılması sonucunu doğuracak bir çözümün ciddi sakıncalarına dair görüşümüzü muhafaza etmekteyiz.


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: Tanhukagan GUVERCIN | Tarih: 2009-11-10 23:37:57
    Konu: basimizdaki yoneticiler somurge kafalilardir!
    Orospudan namus bekleyemezsiniz! ulkemizin basindekilerlarindan,kisilikli,namuslu,onurlu durmalarini beklemek bos dusculukten baska
    bir sey degildir!bize bunlari yasatan bu somurge kafalilari kiniyorum!

    Düzenleyen erdem43 gün: Tuesday, November 10, 2009 saat: 23:59

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »
Image Hosted by ImageShack.us
Subscribe to updates < / a>