Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

http://erdem43.

Gündem... DENİZ KAVUKÇUOĞLU - Siyasi GIF Animasyonlar-Siyasi Yazı ve Yorumlar - Blogcu



Siyasi GIF Animasyonlar-Siyasi Yazı ve Yorumlar

Pazartesi, Kasım 2, 2009

Gündem... DENİZ KAVUKÇUOĞLU


PANO

DENİZ KAVUKÇUOĞLU

Gündem

Olayı cıcığına kadar biliyoruz; her gün televizyonlardan göre, gazetelerden okuya ezberledik. Bir Türk Silahlı Kuvvetler personeli önce olabilir denip aranan, bulunamayınca yok sayılan o imzası kuru fotokopinin aslı olduğu söylenen ıslak imzalısını savcılığa gönderiyor.

Bunu basından öğreniyoruz. O meçhul personel ıslak imzalı imha planını kuru kuruya göndermiyor; demokrasiye gönül bağlamış her dünya, -özellikle de Türkiye Cumhuriyeti- insanını gözyaşlarına boğacak duygu yoğunluğuyla kaleme alınmış bir mektupla birlikte gönderiyor. Mektubu sızdırıldığı basın organlarında okurken gözyaşlarımız eşliğinde irticacı şer odaklarının imhasına yönelik faaliyetlerde bulunduğu söylenen cuntacı askerlerin esamisini de öğreniyoruz.

Muhbir personel bu ıslak imzalı belgeyi nasıl ele geçirmiş? Kim nerede nasıl bir faaliyette bulunmuş, nereden biliyor?

Yanıtı basit; muhbir askerin kendisi de bir ara bu faaliyetlerin içinde yer almış, fakat sonra nadim olup vazgeçmiş. Ne var ki vazgeçtiğini kendisinden başka kimse bilmiyor; o da bu durumdan yararlanıp dört buçuk ay önce, yani belgenin kuru imzalı fotokopisinin ortaya çıktığı gün ıslak imzalı aslını gizlice yürütmüş. Çevresinde hâlâ cuntacı kimliğiyle dolaştığından kim nerede ne yapmış biliyor.

Ülke gündemini şu sıralar bu heyecan verici olay oluşturuyor.

***

Olayın doğal ki insanın merakını kaşıyan yönleri de var. Örneğin, muhbir asker belgeyi Er, gene kon! savcılarına iletmek için niçin dört buçuk ay beklemiş? Nedamet duyguları iyice olgunlaşsın diye mi?

Bir de işin meraka değer bir teknik yönü var; muhbir asker ıslak imzalı belgeyi yerine teslim için neden en güvenilmez yolu, normal posta yolunu seçmiş? Maazallah ya kayboluverseydi? Yoksa o muhbir asker Türkiyede normal postanın en güvenilmez yol olduğunu bilmiyor mu? Eğer o da bizler gibi normal bir Türk ise bunu bilmemesi olanaksız. Eğer bunu bilerek o yolu seçmişse kafalarda kuşkular beliriyor, Kaybolursa kaybolsun, yenisi yapılır! gibi bir durum mu söz konusu diye.

Biliyorsunuz, teknoloji başını almış gidiyor. Hem her derdin bir çaresi var artık. Diyelim her şeyiniz tamam da bir ıslak imzanız eksik; hemen bir makine alıyorsunuz. Bu makinelerin ederi bin ile otuz bin arasında değişiyor. Koyuyorsunuz kuru imzayı önüne size aynısının ıslağını atıyor, hem de dilediğiniz kadar. Belgeyi siz yazın, altını o imzalasın. Üstelik parayı veren düdüğü çalar örneği atılan imzanın el ağırlığını bile ayarlayanları var.

Bu koşullarda ve bu bilgiler çerçevesinde insan her gördüğü belgeye, kuru ya da ıslak altındaki imzaya inanamıyor.

***

Ben bir 12 Mart ve 12 Eylül mağduru olarak TSKnin siyasal yaşama her türlü müdahalesine karşı olan, Asker kendi işine baksın! diyenlerdenim. Anayasanın demokratikleştirip evrensel normlara uygun duruma getirilmesinden, askerin yerinin yeniden belirlenmesinden yanayım. Fakat TSKye yönelik eleştirilerin, TSK bir fesat yuvasıdır!, Dağıtılıp yeniden kurulmalıdır! dozuna yükselmesini de bu ülkenin bir insanı olarak içime sindiremiyorum.

Doğrudur, eğer varsa Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki cuntacıları bünyesinden atmalıdır, demokrasiye karşı girişilen hiçbir faaliyet cezasız kalmamalıdır. Demokrasiyi ve bizi bu tür faaliyetlere karşı koruyacak olan ise hukuktur. Ne var ki hukuk Silivrideki gibi işleyecekse durumumuz vahimdir. Buna rağmen sığınacak başka bir liman yoktur.

Bekleyip muhbir askerin ıslak imzalı belgesi özgün müdür, yoksa seri üretim midir, göreceğiz. Başka ne yapabiliriz ki?

dkavukcuoglu@superonline.com

www.denizkavukcuogluyazilari.blogspot.com


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 2009-11-03 01:56:39
    Konu: Cumhuriyet yikilirken seyirci kalinmaz
    Hükümetlerin yönetimleri ile vatani bölmek,parcalamak ve kendi ic cagdisi gö-
    rüsleri ile devleti yikip,yerine SERIAT DEVLETI kurmak icin yaptiklari sivil
    darbenin karsisinda,Türkiye Cumhuriyetini koruma ve kollama görevi Anayasaca
    görev olarak üzerine verilmis TSK ve Cumhuriyete özde bagli vatandaslarin karsi koymasi kadar mantikli bir durum daha olamaz.Cünkü gerillaya karsi düzen-
    li orduyla degil gerillataktigi ile,darbeye karsida darbeyle cevap vermeniz gerekir.Aksi halde HÜSRANA UGRARSINIZ.Ülkeyi Laiklik karsiti eylemlerin ODAGI
    olan parti yani AKP yönetmiyor mu?Yönetiyor.E o zaman TSK ortada hicbir sey yokken mi,haksiz olarak birseyler yapmak istiyor?Suc varsa suca karsi Cumhuri-
    yet TSK ve Cumhuriyet vatandaslarida gerekeni yapacaktir ve YASALDIR.

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »
Image Hosted by ImageShack.us
Subscribe to updates < / a>