Haberal ve Balbay Turgut’u ve Cemal’i Okudular mı?..
AYDINLANMA
EMRE KONGAR
Haberal ve Balbay Turgut’u ve Cemal’i Okudular mı?
Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay, Serdar Turgut’u ve Hasan Cemal’i okurlar mı bilmiyorum…
Bugün sözünü edeceğim yazılarını okudular mı, onu da bilmiyorum…
Ama okudularsa neler hissettiklerini doğrusu çok merak ediyorum.
***
Serdar Turgut’un burada sözünü edeceğim yazısı medyada çok tartışıldı.
Ama ne yazık ki bu tartışma, yazının ana konusu olan siyasal ve toplumsal eleştiri hakkında değil, bir sanatçının adı üzerinden yaptığı uygunsuz ve talihsiz bir espri yüzünden oldu.
Keşke Serdar Turgut o talihsiz ve uygunsuz şakayı yapmasaydı da konu sapmasaydı, yazının anafikri güme gitmeseydi…
24 Ekim tarihli yazısının başında, öğrenciyken terörist örgüte katılma kararı vermediği için pişman olduğunu anlatan Turgut, ünlü “Kürt Açılımı” hakkında kara mizah yaparak şöyle devam ediyor:
“…dağı terk edip aşağıya indiğimde devlet bana ‘Hangi ülkede yaşamak istersin?’ diye soracak.
ABD’nin New York kentine giderdim tabii ki...
Bunlar büyük ihtimalle bana business class bileti de alır, cebime harcırah da koyarlardı herhalde.
Başta doğru karar verip PKK’ye katılsaydım, liderlik kadrosuna muhakkak yükselirdim diye düşünüyorum. Ama lider de olamasaydım zararı yok. Çünkü düz militanlara belki hangi ülkeye gitmek istersin diye sormuyorlar ama dağdan inenlere hiç olmazsa saygı gösteriyorlar.
Onları herkes seviyor. Beni ise seven yok…
…Devlet bana bir gün bile iyi davranmadı.
Beni hiç sevmedi. Bu PKK’lilerin adalet sisteminden gördüğü anlayışı ben hiçbir zaman göremedim…
…Türk olmamın bana hiçbir yararı olamadığı gibi terörist olmamamın zararı bile oldu…”
Merak edenler yazının tümünü internetten okuyabilir.
Bence yaşadığımız hukuk ve adalet çelişkilerini kara mizah yoluyla eleştiren çok güzel bir yazıydı…
***
Şimdi bir de Hasan Cemal’in 6 Kasım’da, Milliyet’te yazdığı yazıdan bir bölüme bakalım:
“Türkiye’yi bugün bir şiir okuduğu için hapis yatmış bir Başbakan yönetiyor.
Tayyip Erdoğan, bunun içindir ki, demokrasi ve hukuk devletinin önemini çoğu kişiden daha iyi kavrıyor, yüreğinde daha çok hissediyor…
...28 Şubat’ın hukuku hiçe sayan çemberinden geçmiş, haksızlıklarını, ‘andıç’larını yaşamış bir siyaset adamının iktidara geldikten sonra ‘hukuk’u unutabileceğine ihtimal verilmez…
…Kendi yakın mazisinde demokrasi ve hukuk dışı darbeler yemiş bir siyasetçi, iktidar koltuğuna oturduğu vakit devlet yönetiminde hakkaniyet ve hukukun üstünlüğü çizgisini hâkim kılmak için çalışır.
Böyle düşünüyorum…”
Hasan Cemal daha sonra, Doğan Grubu’na kesilen cezadan ve Al Capone benzetmesinden dolayı Erdoğan’ı eleştirdiğini de anımsatarak devam ediyor.
Yazı ilginç, merak edenler onu da internetten okuyabilir.
***
Haberal’ı bilemem, ama Balbay’ın dört duvar arasında yaşadıklarına ilişkin not tuttuğuna eminim.
Bu iki yazıyı okudukları zaman neler hissettiklerini bir kenara yazar ve özgürlüklerine kavuştuklarında bunları yayımlarlarsa, bize ve bizden sonraki kuşaklara büyük bir hizmette bulunmuş olurlar.
Hayırlı pazarlar!


















0 yorum yazılmıştır