Haddini Bilmeli... CÜNEYT ARCAYÜREK
GÜNCEL
CÜNEYT ARCAYÜREK
Haddini Bilmeli 24 Eylül 2008
Ana muhalefet CHP, AKP ve RTE’nin, “yolsuzluk yapanların en büyük hamisi durumuna geldiğini” öne sürüyor, hatta belgeliyor.
RTE ise, yolsuzlukla ilgili irdelemeleri, eleştirileri hayli ilginç ve pek çok kişinin çokça komik bulacağı biçimde yanıtlıyor:
“… Yolsuzluk olmaması nedeniyle Türkiye küresel krizden asgari düzeyde etkilendi…”
RTE küresel krize kafa tutar, iktidarında neredeyse yolsuzluk olaylarına rastlanmadığını söylerken, iki TV’de aynı cephenin adamları birbirine ters düşen açıklamalar yapıyorlardı.
Deniz Feneri davası yargıcının Türkiye’deki başlıca sorumlu gösterdiği dört isimden biri olan RTÜK Başkanı Zahid Akman NTV’de çanak soruları yanıtlarken görevden neden istifa etmediğini RTE ile birkaç kez yaptığı konuşmalara bağlıyor:
“Arkamda Başbakan ve istifa etmemem gerektiğini söyleyen kimi bakanlar var” diyor.
Aynı gün bir başka TV’de namuslu, onurlu bir siyasetçi olduğunu kanıtlamak için uğraşı verirken başkalarının namusuna, onuruna rahatça saldıran Bay DMM Fırat, Zahid Akman’ı yalanlıyor:
“… Başbakan böyle bir söylem söylemez”.
Bay Fırat’a göre RTE, kendisi dahil hiç kimseye arkandayım demezmiş. Demek ki Akman yalan söylüyor!
Bay Fırat’a inanmak gerek. Zira şöyle böyle biri değil; RTE’den sonra RTE’nin canı ciğeri, partide ikinci adam.
RTE’nin arkasında olduğunu söyleyen Akman’a da inanmak, söylediklerini doğru diye nitelemek gerek.
Nihayet RTE’nin dinci parti yollarında birlikte yürüdüğü yoldaşıdır, sırdaşıdır Akman.
Bu örnek gösteriyor ki, AKP’de kimin doğru kimin yalan söylediğini anlamak zor, hatta olanaksız.
Zira çok uyumlu bir parti: AKP’de herkes birbirini yalanlıyor.
***
Doğruyu nasıl bulacağız? Kuşkusuz Kemal Kılıçdaroğlu’nun yönelttiği şu sorulara RTE yanıt verirse, verebilirse:
“Almanya’daki dolandırıcılık davasının Türkiye ayağını oluşturan kişilerden biri olarak adı defalarca geçen kişiyi, RTÜK Başkanı olarak görmeyi nasıl içinize sindiriyorsunuz? Zahid Akman’ı, Kanal 7’yi birlikte kurduğunuz için mi koruyorsunuz? (Kılıçdaroğlu’nun sorusuna ek soru: ‘Yoksa Akman’ın çok bildiklerini açıklamasından mı çekiniyorsunuz?’)”
Zahid Akman NTV’nin tanıdığı olanağı kullanarak bir saate yakın konuştu. Alman yargıcın, Alman savcıların öne sürdüğü somut olaylar, gelişmeler tamamen hayal ürünü derken…
… Kemal Kılıçdaroğlu, RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın (her şeyden elimi çektim dediği tarihte) Almanya’daki evinin 25 Nisan 2007’de kooperatif dolandırıcılığı soruşturması kapsamında mahkeme kararıyla arandığını belgelerle ortaya koydu.
***
Zahid Akman adı artık dillere destan. Ortaya çıkan belgeleri ne kadar yalanlarsa yalanlasın, başka belgelerle bu belgeleri istediği kadar çürütmeye kalksın… Bu çabalarla kamuoyu vicdanında temize çıkmayacağını bilmeli ve:
(1)- Savcılar harekete geçmiyor. Akman şayet namusunun, onurunun ve haysiyetinin saldırıya uğradığına inanıyor ve temize çıkmak istiyorsa, Zahid Akman hakkında soruşturma açılması istemiyle savcılığa başvurmalı veya yasal gerekler olanak tanıyorsa Zahid Akman, Zahid Akman hakkında suç duyurusunda bulunmalı, soruşturma hatta dava açılmasına önayak olmalı.
Tabii yargı yoluyla aklanmak istiyorsa…
(2)- Akman bir bürokrat. AKP iktidarının nadide çiçeklerinden.
Ne ki kendini savunurken boyunu aşan kimi saldırılarda bulunuyor. Kamuoyunda aklanayım derken, açıklamalarında ana muhalefetle ilgili AKP Genel Merkezi kaynaklı kimi suçlamaları kullanıyor.
RTÜK Başkanı savunmasında muhalefet kaynaklı suçlamaları karşılamaya çalışırken muhalefetle ilgili kimi tartışmalı konuları kullanamaz.
O, bir bürokrat. Gerçekleri arayan CHP’yi suçlayacak veya kimi konularda hesap sormaya girişecek konumda değil.
Haddini bilmeli.



















0 yorum yazılmıştır