Medya Hancı... RTE Yolcu - CÜNEYT ARCAYÜREK
GÜNCEL
CÜNEYT ARCAYÜREK
Medya Hancı... RTE Yolcu
Basın ve ifade özgürlüğünün simge ismi, Mustafa Balbay; bir başka başarıya daha imza attı:
İktidarın uyguladığı baskıya karşı basının ilk kez dayanışma içinde olmasını sağladı.
Demokratik laik rejim dışında kalanlar, Türkiye’yi din kurallarının egemen olduğu bir ülke olmaya zorlayanlar dışında... medyanın ünlü isimleri, yazarlar... laik Cumhuriyet sevdalıları, okurlar... bir araya geldiler.
Önceki gün Cumhuriyet merkez binasındaydı yazarlar, okurlar.. ama bir eksik vardı.
Gözler; basın ve ifade özgürlüğü deyince hemen her yerde RTE buyruklarıyla AKP iktidarının medyaya uyguladığı baskıyı eleştiren ana muhalefet liderini, seçimi mazeret göstererek bu anlamlı güne gelemezse ana muhalefeti temsil edecek çalışma arkadaşlarından birini aradı.
Her türlü iktidar icraatını hiddetli bir sesle eleştirmesine karşın basına uyguladığı baskı yöntemlerine fazla yer vermeyen öteki muhalefet partisini de ara da bulasın!
Mazeretleri seçim kampanyasıyla ilgili program ise... hiç değilse mazeretlerini bir mesajla Cumhuriyet’e iletebilirler ve:
Basın ve ifade özgürlüğünü sadece siyasal bir araç olarak kullanmadıklarını kanıtlayabilirlerdi.
Muhalefet partileri demokratik dayanışmayı simgeleyen tarihsel bir olaya katılma fırsatını kaçırdılar.
***
Medya açısından bakıldığı zaman Ergenekon davası basın özgürlüğüne yönelik bir kimlik sergiliyor.
RTE iktidarının basını kuşatması, çeşitli baskı yöntemleri uygulaması artık Batı dünyasının da bir numaralı sorunu.
Ünlü The Wall Street Journal gazetesi ikinci iddianameyle ilgili yorumunda “soruşturmanın ülkeyi kutuplaştırdığına” dikkat çekerken; özellikle “soruşturma kapsamında gözaltına alınanların ortak özelliğinin ‘hükümet politikalarına muhalefet edenler’ olduğunu” herhalde gevezelik olsun diye yayımlamıyor.
Uluslararası Basın Enstitüsü, hükümet uygulamalarını herhalde laf olsun diye eleştirmiyor.
***
Avrupa Birliği de nihayet uyandı.
AB Parlamentosu’nun Türkiye raporunda “demokratik bir toplumda ifade özgürlüğünün basına baskı yapmakla sağlanamayacağının” altını çizmek gereğini duymasının bir nedeni olmalı.
Parlamentodaki görüşmelerde AB Komisyonu’nun Türkiye komiseri Olli Rehn; RTE iktidarının uyguladığı baskı yöntemlerine değinirken, “basın özgürlüğü konusunda işlerin iyi gitmediği yönünde elimize çok sayıda rapor ulaşıyor” diyor.
Yakın zamanlara kadar RTE uygulamalarına sessiz kalan AB yetkilileri, nihayet ateşin bacayı sardığının farkına vardılar.
Hiç değilse bugün “demokratik dönüşümün de en temel ilkesi olarak, basın özgürlüğüne gerçek anlamda saygı gösterilmesini” istiyorlar.
***
Basına uygulanan baskı bir iki aylık bir sürecin eseri değil.
RTE’nin basına olan nefreti 2002’den bu yana aşama aşama gelişti. Bugünlere geldi.
AB ve Batı medyası bu süreci görmek istemedi.
İktidarın basına reva gördüğü baskıyla ilgili içeriden yükselen eleştirileri duymadı. Duymak istemedi.
Batı’nın hemen her açıdan Türkiye’ye bağladığı stratejik yararlar RTE’nin sırtını okşamasına neden oldu.
RTE’yi bugünkü konumuna getiren, şımartan Batı oldu.
Şimdi ufaktan ufaktan RTE’nin basın özgürlüğüne vurduğu darbeleri eleştiriyorlar.
Fakat RTE’nin söz ile uslanması olanaksız!
Demokrasi anlayışı kıt.
Bugünleri yaşayanlar kimin kazandığını görecekler.
Medya hancı... RTE yolcu!



















Konu: Yolcu
Umarım 30 Mart'da yolcu dönüş yoluna geçer.
Selamlar
Bağlantı »