Sözcü Gazetesi EMİN ÇÖLAŞAN: Tayyip Rakısı

Sözcü Gazetesi EMİN
ÇÖLAŞAN
Tayyip Rakısı
Avukatım Serhan Özdemir aradı: “Emin Abi, sen hiç Tayyip rakısı içtin mi?” diye sormasın mı? “Valla
içmedim de, nedir Tayyip rakısı?” diye bu kez ben sordum. Serhan’ın yanıtı ilginçti: “Abi, Tayyip davasını kazandık ya! Sen
uygun olduğun bir geceyi bana söyle, hep birlikte Tayyip’in rakısını içeceğiz.”
Ötesini söylemedi. Doğrusu meraklanmıştım. Yoksa Tayyip bize rakı mı ısmarlayacaktı! Birlikte bir gece kararlaştırdık ve bir balıkçı restoranında buluştuk. Serhan Özdemir önceden gitmiş, restoran sahibi bir şişe rakı hazırlamış ve markasını çıkarıp üzerine kocaman Tayyip Rakısı yazmışlar. İşin merakla beklediğim bölümünü Serhan masada anlattı.
(Burada bir parantez açayım. Aydın Doğan benim Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi kitabımı mahkemeye vermiş, yalan yazdığım ve kendisini küçük düşürdüğüm iddiasıyla 50 bin lira tazminat istemişti. Üsküdar 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesi yazdıklarımın doğru olduğunu vurgulayıp davasını reddetti. O davada da avukatım Serhan Özdemir’di.)
Geçenlerde söz etmiştim. Bizim Mustafa Balbay’
Tayyip bu güldürü sonrasında Türkiye’ye döndüğünde “Orada ben diplomatik davranmasaydım (Şimon Perez’e) başka bir şey yapardım” demişti. Tam o haftanın Pazar günüydü ve biz doğal olarak ekranda bu konuyu konuşuyorduk. İkimiz de bindirmeye başladık. Canlı yayında ağzımdan aynen şöyle dedim… Ve anında, Tayyip benim aleyhime 10 bin liralık tazminat davası açtı. Dava dilekçesinden özetliyorum:
“Davalı Emin Çölaşan
Sayın Başbakan’a hitaben ‘ULAN SEN KİMSİN,
ne yapacaksın orada? Dövecek misin 86 yaşındaki adamı? KEPAZELİĞE bak
Mustafa yaa ’ diyerek Sayın Başbakanımızın kişilik haklarına saldırmış,
aşağılamış ve halkın gözünde küçük düşürmeye çalışmıştır. Ulan ve kepaze
kelimelerini Sayın Başbakanımıza hitaben kullanmıştır. 10 bin lira tazminat
istiyoruz…”
Davaya Ankara 15’inci Asliye Hukuk Mahkemesi Baktı, beni Serhan Özdemir savundu… Ve iki celse sonra mahkemenin gerekçeli kararı açıklandı. Özetliyorum:
“Anayasa ile tanına
basın özgürlüğünün amacı, kamuyu ilgilendiren konularda doğru ve gerçeğe uygun
haber vermeyi sağlamaktır. Basının haber verme yanında eleştiri ve yorum hakkı
da bulunmaktadır. Bu hakların kullanılması nedeniyle kişilik haklarına
saldırıda bulunulsa dahi basın özgürlüğü üstün bir hak olarak hukuka uygunluk
nedeni sayıldığından, bundan zarar gören kişilerin tazminat hakları
doğmayacaktır.
Davalının TV
programındaki konuşmalarının eleştiri ve yorum niteliğinde olduğu
anlaşıldığından, davacının (Tayyip’in) işgal
etmiş olduğu makam itibariyle ağır da olsa eleştirilere katlanmak zorunda
olması gerekeceğinden, davacıya kasten aşağılama, küçük düşürme amacıyla
yapılmış bir konuşma niteliğinde bulunmadığından davanın reddine karar
verilmiştir.”
***
Evet, Serhan Özdemir işin gerisini masada anlattı:
“Abi, Tayyip’ten
vekâlet ücreti olarak 575 lira aldım. Allah bereket versin! Şimdi bu parayla burada
Tayyip sofrası donatıp Tayyip rakısı içeceğiz. “
Bu konuşmalar restorandaki herkes tarafından duyuluyordu. Masaya mezelerle birlikte Tayyip rakısı ve buz da geldi.
Ardından kadehler dolduruldu, kalabalıkta hepe beraber kaldırıldı:
“Haydi, Tayyip’in
şerefine…”
“Ohh, yarasın, afiyet
olsun…”
“Keşke o da aramızda
olsaydı da, şu mutluluğumuza bir katkıda bulunsaydı…”
İnanın, aynı anda restoranda en az 50 kişi kadeh kaldırıyor, olayı duyan herkes Serhan Özdemir’i, hukuk alanında kazandığı zaferleri kutluyordu.
Ben alkolle arası iyi olan biri değilim. En fazla bir duble içerim, fazlasını vücudum kaldırmaz. Fakat ne yalan söyleyeyim, Tayyip rakısının tadı damağımda kaldı!.. Ve ikinci dubleyi de içtim.
O gece pek keyifliydik. Serhan, ben, masadaki dostlarımız ve
restorandaki herkes çok güzel bir gece geçirdik.
Elektronik posta:
emincolasan@sozcum.com
Faks: (0 312) 426 99 95

























