Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

http://erdem43.

Sözcü Gazetesi EMİN ÇÖLAŞAN: 10 Kasım’da Kürtçülük Günü - Siyasi GIF Animasyonlar-Siyasi Yazı ve Yorumlar - Blogcu



Siyasi GIF Animasyonlar-Siyasi Yazı ve Yorumlar

Cuma, Ekim 6, 2009

Sözcü Gazetesi EMİN ÇÖLAŞAN: 10 Kasım’da Kürtçülük Günü


Sözcü Gazetesi EMİN ÇÖLAŞAN    6 Kasım 2009  

10 Kasım’da Kürtçülük Günü

10 Kasım, millete unutturmaya çalışıp da bir türlü unutturamadıkları Mustafa Kemal Atatürk’ün Ölüm Yıldönümü. Her 10 Kasım günü, Türk milleti Atatürk’ü sevgi ve saygıyla anar, onun ruhuna dua okur.

Şimdi Tayyip iktidarının yeni bir plânı, ince bir taktiği ile karşı karşıyayız. Milletimize “Demokratik açılım” adı altında yutturmaya çalıştıkları Kürtçülük açılımı masalını, TBMM’de önümüzdeki salı günü, yani 10 Kasım günü görüşmeye karar verdiler.

Böylece ülke gündemi bir kez daha değiştirilecek.

Gündem, Atatürk’ten Kürtçülüğe kayacak.

İnce işler, ince hesaplar bunlar. Takvimin öteki günleri çuvala girdiği için(!) bula bula o günü buldular. Böylece Atatürk’ü anmaktan kurtulacaklar. Protokol gereği Anıtkabir’e gidecekler; orada zoraki saygı duruşunda bulunurken içlerinden neler söylediklerini(!) hiçbir zaman bilmemiz mümkün olmayacak.

Millerimize “Demokratik açılım” diye yutturmaya yeltendikleri bu olayı da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Habur’dan içeri üniformalarıyla giren ilk PKK’lı terörist müfrezesi kamuoyunda kıyameti koparınca anladılar ne halt ettiklerini. Ama iş işten geçmişti.

Avrupa’dan gelecek ikinci müfrezeyi bu nedenle millet korkusuyla yasakladılar.

İlk kafile ile başlayan rezalet, skandal ve utanç verici olaylar sonrasında AKP dibe vurdu. Bu partiyi kurtarmak için devreye çok acele olarak yeni bir plân sokuldu… Ve “bir subay” tarafından gönderildiği iddia edilen yeni bir belge AKP medyasına servis yapıldı.

Şimdi aynı plânın küçücük bir planı uygulamaya sokuluyor:

10 Kasım günü Türkiye gündemini Atatürk’ten koparmak ve onun yerine milletle alay edercesine, düzmece Kürt açılımını devreye sokmak…

Atatürk’le de alay edercesine!

Ben muhalefet partilerinin, özellikle CHP ve MHP’nin yerinde olsam, 10 Kasım Salı günü mecliste yapılacak Kürtçülük görüşmelerine girip girmemeyi, AKP’nin bu tezgâhına düşüp düşmemeyi çok iyi düşünürüm.

Bırakın, kendileri çalsınlar, kendileri oynasınlar.

Okuyunca “Ohaa” Diye Bağırmışım!

Şeriatçı Vakit gazetesinde dün Hasan Karakaya’nın yazısını okudum.

Başlığı: “Emin Çölaşan Hürriyet’ten gerçekten kovuldu mu?” Hani iki gün üst üste Özelleştirme İdaresi eski Başkanı Metin Kilci’nin marifetlerini ve sanık olarak yargılandığını burada belgelemiştim ya! Kilci, şu anda Enerji Bakanlığı Müsteşarı.

Şimdi gelelim Hasan Karakaya’nın dünkü yazısına.

Şöyle diyor:

“Aydın Doğan 24 Kasım’da Maliye ile masaya oturup (vergi cezaları nedeniyle) uzlaşmaya çalışacak. Gelir İdaresi Başkanı Metin Kilci, her halde kamunun menfaatlerini koruyacak. Çölaşan öyle bir yazı yazdı ki, Aydın Doğan her halde sevincinden göbek atmıştır. Çölaşan’ın eski patronuna kıyakçılığını takdir etmemek mümkün değil. Çünkü Çölaşan’ın yazısı, Aydın Doğan’la pazarlık masasına oturacak olan Gelir İdaresi Başkanı Metin Kilci ile ilgiliydi. İyi mi?..

Pazarlık masasına oturacak adam, tam da pazarlık öncesinde hedefe oturtuluyor ve yıpratılmaya çalışılıyor. Burada amaç, psikolojik baskı uygulamak, Kilci’yi yıpratmak.

Bu baskı uygulanıyor ki, Merin Kilci’nin eli pazarlık masasında zayıf olsun ve Aydın Doğan’a fazla yüklenmesin. Zamanlama harika! Çünkü az-buz destek değil. Aydın Doğan’ın yerinde ben olsam, Emin’e ödül vermekle kalmaz, boynuna bir de madalya takardım. (O şeref madalyasını benim boynuma Hürriyet’ten kovulduğumda zaten takmıştı!)

Emin Çölaşan, eski patronuna büyük bir kıyakçılık yapmıştır. Hem de kendisini kovan patronuna! İşte bu yüzden kuşkudayım. Emin Çölaşan, Hürriyet’ten gerçekten kovulmuş mudur, yoksa ‘mevzi’ mi değiştirmiştir?”

Dün, bu komediyi okuyunca “Ohaa” diye bağırmışım!

Şimdi ortada iki ciddi olasılık var:

       1- Bu arkadaş dünkü yazısını alkollü iken yazdı.

       2- Okuduğunu anlamaktan aciz.   

Ben yazılarımda Enerji Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci’den söz ederken, kendisi Metin Kilci’yi kafadan Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanı yapıyor. Vergi cezası pazarlığı öncesinde onu yıpratarak Aydın Doğan’a bu yolla kıyak yaptığımı yazabiliyor. El insaf! Ben herhangi biri için şike yapacak adam mıyım? Kaldı ki, benim Aydın Doğan’la işim çoktaan bitmiş!  

Bu gülünç yazısını okuyunca, dün kendisine kısa bir mesaj attım. Bugünkü yazısında yayınlayıp yayınlamayacağını benden ve okurlarımdan özür dileyip dilemeyeceğini bilemem.   

(Haa, eğer vergi cezası pazarlıklarını artık Maliye değil de Enerji Bakanlığı yapıyorsa, valla o zaman ben derhâl özür dilerim.

Açıklamam aynen şöyle:

“Sayın Hasan Karakaya, bugünkü yazınızı okudum. Merin Kilci ile yazdıklarımı yanlışlıkla Aydın Doğan’a bağlamışsınız. Şu anda ihaleye fesat karıştırmaktan yargılanan Metin Kilci, yazınızda belirttiğiniz gibi Gelir İdaresi Başkanı değil, Enerji Bakanlığı Müsteşarıdır. Dolayısıyla, Aydın Doğan’ın vergi cezalarıyla ilgisi yoktur. Dolayısıyla benim de yazımda Kilci’yi yıpratarak Aydın Doğan’a kıyak yapmış olmam söz konusu değildir! Başarılarınızın devamı dileği ile!”

Yaa, işte böyle! Okuduğunu anlamayan bu Hasan’a şimdi ben ne diyeyim!

“Bu kadar cehalet, ancak gazetecilik ile mümkündür!”

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: Şahin1 | Tarih: 2009-11-06 20:37:03
    Konu: Kasıtlı saptıma sözkonusu.
    Bahse konu yayın organlarının nasıl bir çalışma yöntemi izledikleri artık toplum tarafından da bilinmektedir.Mesele cehaletten de öte kasıt içermektedir.Bu kesimin davranış şekilleri çarpıtma ve yanıltmaya dayalı değil mi?Bilinçli olarak böyle önemli bir konunun çarpıtılması ve kamu oyunun kafasının karıştırılmasıdır.Şimdiye kadar bu hususlardaki çalışmalarında da başarılı olmadıkları söylenemez.Toplumun belirli bir kesiminin ise bunların her yanlışını doğru gibi kabul ettiği ve çevresine de böyle anlatmaya çalıştıkları bilinmektedir.Allah bu gibilerine önce vicdan insan nasip eylesin.

    Bağlantı »

  2. Yazan: isimsiz | Tarih: 2009-11-06 16:33:36
    Konu: AÇILIMIN ;ACISI ?..
    AÇILIMIN EN ANLAMLI ŞEKİLDE AÇIKLANMASI İÇİN, ON KASIM DA ÖZELLİKLE ATATÜRKÜN SAAT DOKUZU BEŞ GEÇE ÖLÜM GÜNÜNÜ SEÇİLDİĞİNE GÖRE. ATATÜRK ÖLDÜKTEN SONRA KÜRT AÇILIMI İLE İKİ BAYRAMI BİR ARADA KUTLAMAYI DÜŞÜNÜYORLAR!....

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »
Image Hosted by ImageShack.us
Subscribe to updates < / a>