Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

http://erdem43.

Sözcü Gazetesi EMİN ÇÖLAŞAN: İki Hafta Boyunca Türkiye’ye - Siyasi GIF Animasyonlar-Siyasi Yazı ve Yorumlar - Blogcu



Siyasi GIF Animasyonlar-Siyasi Yazı ve Yorumlar

Salı, Hazirane 30, 2009

Sözcü Gazetesi EMİN ÇÖLAŞAN: İki Hafta Boyunca Türkiye’ye


Sözcü Gazetesi EMİN ÇÖLAŞAN     29 Haziran 2009

İki Hafta Boyunca Türkiye’ye Tecavüz Ettiler

Bir ‘kâğıt parçası’ kullanılarak iki hafta boyunca bu sözlerle değerlendiren Çölaşan özetle şöyle devam eti;

Başbakan, “Kimse darbe çığırtkanlığı yapmasın, bu çağdışıdır” diyor, ama asıl darbe çığırtkanlığını kendisi yapıyor… Çağdışı olan o ve onun medyasıdır.

Türkiye işini gücünü bırakıp bir kâğıt parçasıyla uğraşıyor...

Taraf Gazetesi, bir emekli orgeneralden bahsediyor. Ben inanmıyorum. Eğer böyle biri varsa, çıkıp gerçekleri halka anlatmıyorsa en onursuz kişidir.  

Türkiye yine yoğun bir haftayı geride bıraktı. Gündemde Taraf Gazetesi’nde yayımlanan “AKP’yi ve Fethullah’ı bitirme planı” belgesi ve Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un bu belgeyle ilgili yaptığı açıklama vardı.

Askeri Savcılık belgenin Genelkurmay Başkanlığı’nda hazırlanmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya gerek görmeyip, dosyayı İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdi.

Orgeneral İlker Başbuğ, bu belge için ‘kâğıt parçası’ dedi.

Usta Gazeteci Emin Çölaşan, Kanalbiz ekranlarında, CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü ile birlikte hazırlayıp sunduğu Ankara Rüzgârı adlı programda, gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.  

Yalnızca Kâğıt Parçası ve Hayali Darbe

Çok yoğun bir hafta geçirdik ve Türkiye işini gücünü bıraktı artık sadece ve sadece bir hayali darbe olayını tartışıyoruz. Gece gündüz darbe olaylarıyla yatıp kalkıyoruz.

Türkiye tüm gündeminden koptu, her şey darbeye endekslendi ve benim kişisel görüşüme göre bu olay hayali bir darbe. Orgeneral Başbuğ’un deyimiyle de bir kâğıt parçası…

Sayın Başbakan’ın demeçlerine bakınca, kimse darbe çığırtkanlığı yapmasın dediğini görüyoruz. Ama darbe çığırtkanlığını her gün kendisi yapıyor.

Şu Zaman Gazetesi’ne bakalım. Tayyip diyor ki, “Darbe çığırtkanlığı ile siyaset yapmak çağdışı…” Darbe çığırtkanlığıyla siyaset yapan sensin. Ondan sonra da darbe çığırtkanlığına çağdışı diyorsun.

Biz mi yapıyoruz darbe çığırtkanlığını, sen yapıyorsun. Sana destek veren Fethullah’ın yayın organları yapıyor. Senin yalaka, yandaş medyan yapıyor…

Aslında Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ çok doğru bir iki söz söyledi. Bu belge yalnızca bir kâğıt parçasıdır. Bunu Türk Ordusu’nun başkomutanı olarak söylüyordu. Aksini ispat edecek kimse var mı? Söz konusu albayın iki üç tane imza örneği var. Ben bu albayın imzasını aşağı yukarı ezberledim. Neredeyse aynısını atarım. Orijinalinde belli olur ama fotokopide belli olmaz.  

İmzamı Taklit Ettiler           

Bir arkadaşım bana bir kâğıtla gelip, “Abi ya, şu senin imzan mı?” diye sordu; şöyle bir gösterdi bana. Baktım, evet benim imzam. Benim imzam biraz karışıktır ama gör5düğüm benim imzamdı.

“Sen Başbakan’a mektup yazmışsın” dedi. Arkadaşlarım oturup gırgırına bir mektup yazmışlar. Bir yerden benim imzama bakıp aynısını mektubun altına atmışlar. Ben Tayyip’e mektup yazıp diyorum ki:

“Ben sizden bugüne kadar yaptığım tüm haksızlıklar için özür diliyorum, çok mağdurum, iki yıla yakındır işsizim, şimdi sizden Taraf, Yenişafak, Zaman, sabah gibi gazetelerde bana iş vermenizi istiyorum.”

Bunu benim amatör arkadaşlarım hazırlamış. Hem size büyük haksızlık yaptım diye itiraf ediyorum, hem de özür diliyorum, ama bakın ne kadar basit bir olay bu. Şimdi bu olayla bende jeton daha iyi ve net düştü.

Albayın nasıl bir imzası var? Ben bunu görünce tamam diyorum, benim arkadaşlarım yaptığına göre, Tayyip’e mektup yazmışım. Demek bu kadar basit bir olay…

Olayı Kim Tezgâhladı

Peki, bu olayı kim tezgâhladı. Tabii bunun farkına varmak gerekiyor. Bunu kim yaptı. Bu bir tezgâhtır. Albay adına bir tezgâh kuruldu.

Genelkurmay Başkanı çıktı dedi ki, beyler böyle bir olay yok…

Bir ülkenin vatandaşları Genelkurmay Başkanı’na itibar etmeyecek mi? Bu adamlar böyle söylüyor, demek ki bu belge bir kâğıt parçası demeyecekler mi?..

Türkiye’ye Tecavüz Ettiler

Benim söylemimle, bu belge piyasadayken iki hafta boyunca Türkiye’ye tecavüz ettiler. Biz iki hafta yemedik, içmedik, yatmadık, kalkmadık hep bu belgeyle uğraştık. Türkiye’nin bin tane işi varken sürekli bu belgeyi konuştuk.

O kadar iğrenç değerlendirmeler oldu ki, birini dinlerken midem bulandı. Adamın biri çıktı dedi ki, “Genelkurmay Başkanı cuntalar olduğunu kabul etti.” Bunu söyleyen bir gazeteci… Habertürk televizyonunda çıktı maalesef. Genelkurmay Başkanı’nın konuşmasında tek satır bile böyle bir şey yok. 

Medya Acınacak Durumda

Televizyonlarda genelde bu tartışmaları yapan arkadaşlar, yöneten arkadaşlar yeterli altyapıya sahip değil. Şimdi orada böyle birisi bir laf ettiği zaman, oradaki sunucu şunu diyebilmeli, “Beyefendi ya da hanımefendi, şurada yazılanları okur musunuz lütfen?” Bunu diyemiyorlar.

Arkadaş, yalnızca eline tutuşturulan bir iki soruyu soruyor o kadar… Dolayısıyla karşı taraf da bunu çok güzel sömürüyor. Çünkü karşısında oturan kişi konuyu, olayı bilmiyor. Yani medyanın acınacak durumlarından bir tanesi işte.

Türk medyası bu durumlara geldi… Genelkurmay Başkanı da bundan yakınarak, “Biz, daha açıklama yapmadan, birileri çıkıp ekranlarda konuşuyor, bu nasıl iş?” diye konuştu.

Taraf’ın Haber Kaynağı Orgeneral Ortaya Çıksın

Taraf Gazetesi’ni hatırlayalım. “AKP’yi ve Fethullah’ı bitirme planı” belgesini ortaya çıkaran gazete.

Belge için Nisan 2009 tarihli diyorlar. Bunun tarihini nereden çıkarıyorlar. Dünkü Taraf Gazetesinde, belge haberlerini yazan arkadaşın kısa bir haberi vardı. Diyor ki:

“Bu belge elimize geçtikten sonra, hem hazırlanış tarihini hem de doğruluğunu öğrenmek için askeri kaynaklarımızla irtibata geçtik.”

Nisan 2009’u öğrenmek için, askeri kaynaklarıyla irtibata geçmiş ve bu çalışmanın son şeklinin Nisan 2009 tarihinde yapıldığı bilgisine ulaşmışlar.

Haberin devamında da, “Haberden sonra görüştüğümüz emekli orgeneral da bu planın Ocak 2009’da hazırlanmaya başlandığını ve kendisinin de Şubat 2009’da arkadaşları tarafından konudan haberdar edildiğini açıklamıştır” ibaresi geçiyor.

Şimdi burada iki tane olay var.

Bir: Askeri kaynaklarımız sorduk” diyorlar.

Eğer senin askeri kaynakların ve bu belge düzmece değilse ve onlarda azıcık onur ve haysiyet varsa, bu belgenin aslını çıkarmakla yükümlüdür.  

İki: Bunlar bir orgeneral ismi atıyorlar ortaya. Diyorlar ki, bir de bizim orgeneral tanığımız var. Eğer böyle bir orgeneral varsa, emekli orgeneralde de azıcık onur ve haysiyet varsa, çıkar ortaya, der ki, evet beyler durum böyle. Şu kişiler böyle bir darbe hazırlıyor.

Ben Olduğuna İnanmıyorum

Ben böyle bir orgeneralin olduğuna inanmıyorum.

Eğer böyle bir orgeneral varsa ve çıkıp bunu Türk halkına anlatmıyorsa, dünyadaki en onursuz insanlardan biridir. Şimdi gazeteciliğin çok basit bir hilesinden bahsedeyim. Örneğin, sen haber kaynağınla konuşuyorsun, haber kaynağı der ki: “Aman gözünü seveyim, benden duymuş olma.” O zaman haber şöyle yazılır, “Falanca kişinin yakın çevresine söylediğine göre, iddia edildiğine göre, öğrenildiğine göre.”

Haberi yazan arkadaşla benim bir sorunum yok. Tanımam etmem… Askeri kaynaklara sorduk diyorlar… Türkiye’de kıyamet kopuyor, niye senin askeri kaynağın çıkmıyor ortaya da açıklama yapmıyorlar…

Deniz Baykal Kıyameti Koparmalı

Tayyip’in, kendisine kayıtsız şartsız destek veren sekiz, on tane ulusal gazetesi var. Bugün bu gazetelerde Genelkurmay eski İkinci Başkanı Çevik Bir’in ifadesi var. Kendisine sorulan sorular ve verdiği yanıtlar var…

Bu bilgiler ne kadar doğru bilmiyorum ama bazı gazetelerin manşetlerine konulmuş. Demek ki servis onlara yapılmış.

Ben burada CHP’nin, Baykal’ın yerinde olsam kıyameti koparırım. Medya’ya belge sızdırmak ve Türkiye’yi o düzmece belgeler doğrultusunda yöneltmek ülkenin en büyük sorunlarından biri oldu. Bu sorun gittikçe daha da büyüyor…

Deniz Feneri Neden Sızmıyor?..

Belgelerin servis edilmesiyle ilgili de konuşmak lazım. Önemli bir şey söyleyeyim. Türkiye’nin başka soruşturmaları da var. Deniz Feneri gibi…

Bu soruşturmayla ilgili hiçbir şey, hiçbir kimseye duyurulmuyor…

Deniz Feneri’yle ilgili onca ifadeler alındı, belgeler vs… Hiç Deniz Feneri’yle ilgili bir sızıntı oldu mu kamuoyuna?..

Deniz Feneri de en az Ergenekon soruşturması kadar önemli bir soruşturma ama hakkında hiçbir şey yazılmıyor…

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »
Image Hosted by ImageShack.us
Subscribe to updates < / a>