Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

http://erdem43.

Sözcü Gazetesi EMİN ÇÖLAŞAN: Sözcü’de Yazmanın Mutluluğu - Siyasi GIF Animasyonlar-Siyasi Yazı ve Yorumlar - Blogcu



Siyasi GIF Animasyonlar-Siyasi Yazı ve Yorumlar

Pazartesi, Kasım 2, 2009

Sözcü Gazetesi EMİN ÇÖLAŞAN: Sözcü’de Yazmanın Mutluluğu


Sözcü Gazetesi EMİN ÇÖLAŞAN    1 Kasım 2009

Sözcü’de Yazmanın Mutluluğu

Sevgili okuyucularım, yaklaşık üç hafta oluyor. Sözcü gazetesinde sizlerle birlikteyiz. Ben bu olayın mutluluğunu yaşıyorum. Aynı kafada, aynı düşüncede, aynı ilkelere inanmış, Mustafa Kemal Atatürk’ün aydın izinden yürüyen insanlarla aynı gazetede çalışmak gerçekten çok güzel. Ben bu mutluluğu yıllardır unutmuştum.

Yazılarınız sansür edilmiyor.

Yazınızı Ankara’dan yazıp İstanbul’a geçtiğiniz zaman, orada suyun başında oturan kişilerin yazınıza dokunmayacağını, makaslanmayacağını biliyorsunuz.

Ben bu çileyi Hürriyet’te çok çektim ve bu konuda nice kavgalar verdim. Karşındaki sansürcü korkardı. Kimden mi? Tayyip’ten! “Aman, şimdi senin bu yazın Sayın Başbakan’ı kızdırır, aman daha yumuşak yaz… Aman hükümeti eleştirme. Maliye Bakanı’na ve TMSF’ye sakın dokunma; çünkü onlarla işimiz var.”

Bunları yaşamayan asal bilemez. Sık sık gördüm ki, gönderdiğim yazıdan bazı bölümleri bana haber vermeden çıkarmış. Al sana yeni bir kavga daha… Bazen yemin ederdi:

“Vallahi billahi, bak torunlarımın üzerine yemin ediyorum ki bir daha yapmayacağım…”

Küçücük torunları üzerine yalan yere yemin etmeyken bile sıkılmazlardı… Ve bir gün sonra aynı şeyi yeniden yapardı.

Ne yazılar yazar, ne belgeler açıklardım. Ancak, benim ve Bekir Coşkun’un yazılarımızın gazetenin birinci sayfasında anons edilmesi 2 yıl boyunca üç kez veya dört kez oldu. (Sonunda Bekir’de koptu gitti.)

Öyle günler yaşadık ki, Hürriyet’te yazdığım yazılar ertesi gün başka gazetelerde manşetten verildi.

Bunları kendisine anımsattığım zaman aramızda şöyle konuşmalar geçerdi:

“Tamam abisi, sen yazını birinci sayfaya çıkarmak istiyorsan beni ara, söyle.”

“Yav, sen gazeteci değil misin? Bir yazının önemli olup olmadığını anlamaz mısın? Ben pazarlama elemanı mıyım ki, seni arayıp yazımın tanıtımını yapayım. Pazarlıkla yazı mı kullanılır?”

AKP iktidarı boyunca hep bu komediyi oynadık. Korku dağları bürümüştü. Yaptığı uyarılardan yazılarımı kalleşçe bana haber bile vermeden sansür etmesinden bıkıştım. “Hadi bana eyvallah, ben istifa ediyorum” deme lüksüne sahip değildim. Çünkü o mevzii korumak zorundaydım. İnceldiği yerden kopacaktı. Nitekim inceldi, inceldi ve günün birinde Tayyip iktidarının baskılarına dayanamayıp beni kovmak zorunda kaldılar… Ve böylece, boynuma bir şeref madalyası daha takılmış oldu.

Bu süreçte yaşadıklarımı kovulma sonrasında üç ayrı kitapta anlattım, belgeledim. Kitaplarım toplam 97 baskı yaptı. Korsan baskılarıyla birlikte en az bir milyon kişi okudu ve kepazelikleri öğendi. İlk kitabımı mahkemeye verip benden 50 bin lira tazminat istediler. Mahkeme açtıkları davayı reddetti.

                                                          ***

Evet, şimdi üç haftadan bu yana Sözcü’de sizlerle birlikteyiz. Yazılarım sansür edilmiyor, tam tersine hemen her gün birinci sayfadan veriliyor. Bir yazar için en büyük mutluluktur.

Bu arada size bir anımsatma yapayım: Bu üç hafta içerisinde gazetemizin satış rakamı – resmi rakamdır – 124 binden 164 bine çıktı. Türkiye’de böyle kısa süre içerisinde 40 bin net artış yakalamak mümkün değildir. Niçin değildir?..

Çünkü Sözcü’de hediye kuponu, promosyon, armağan ve ek yok. Bugüne kadar hiç olmadığı gibi, benim başladığım 13 Ekim gününden beri de olmadı. Yani bu rakam hiçbir yan unsur olmadan sağlanan kemiksiz net artıştır. Ayrıca Sözcü hiçbir yerde bedava dağılmıyor. Benzincilerde, bayilerde, alışveriş merkezlerinde beleş dağıtım yok… Çünkü pek çok gazetenin o beleş dağıtımları da satış rakamına ekleniyor!

Yakın gelecekte, size bu konudaki utandırıcı örneklerden bazılarını ileteceğim.

Dikkat ediniz, günümüzde ek, kupon, armağan vermeyen gazete hemen hemen hiç yok. Bazıları, satışları düştüğünde yeni kampanyalar başlatıyor. Bu kampanyalar, patronlar için çok masraflıdır. Satışlar iyi gidiyorsa yeni kampanya düzenlenmez. Satış düşmeye başlayınca pamuk eller cebe gider ve yeni müşterilere (Onlara okur demeye dilim varmıyor) “gelgel” yapılmaya başlanır. Yani yeni gelenler gerçek okuyucu değildir! Gazeteyi, kuponu armağan için alan müşterilerdir.

                                                          ***

İçinizde belki merak edenler ve şu soruyu soranlar olmuştur: “Acaba Sözcü gazetesinin sahibi Burak Akbay’ın da öteki medya patronları gibi devletle, hükümetle işleri, beklentileri, ihaleleri var mı? Günün birinde bu nedenle Sözcü de acaba korkar mı?”

Burak Akbay, 37 yaşında bir patron. Sözcü, FotoGol ve Gırgır’ın sahibi. Sadece bu gazete ve dergileri var, bir de İstanbul ve Ankara matbaaları.

Devletle, hükümetle, Tayyip’le herhangi bir işi, bir beklentisi yok. Ben Sözcü’de yazarken, AKP’den korkması için herhangi bir nedeni olmayan bir patronun gazetesinde yazmanın mutluluğunu da aynı zamanda yaşıyorum… Ve o yüzden, gazete olarak korkmadan, özgür yayın yapabiliyoruz. Darısı öteki gazete ve televizyonların başına!..

                                                          ***

Sevgili Sözcü okurları, burada sizlere bir isteğimi, ricamı, bir kez daha iletmek istiyorum. Sağ olun, sizlerden her gün 100’e yakın faks, e-posta ve mektup alıyorum… Ve mutlu oluyorum.

Fakat dürüstçe söylüyorum; lütfen benden yanıt beklemeyin. Ancak yine de rica ediyorum; iletilerinizin altına mutlaka telefon numarasını yazın ki – gerekirde – sizi aramam mümkün olsun. Bunlara tek tek yanıt vermek istesem, inanın günümün neredeyse tamamı gider. Lütfen bana gönül koymayın. Ama hepsini dikkatle okuyorum, belleğime kazıyorum, biriktiriyorum.

Sizlerle aynı yolun yolcusuyuz. Yolumuz belli, anlatmaya gerek yok. Sözcü’ye ve bürün çalışanlarına güç veren sizlere burada bir kez daha en içten teşekkürlerimi iletmeyi görev biliyorum...

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

5 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 2009-11-06 14:19:13
    Konu: AÇILIMIN ;ACISI ?..
    AÇILIMIN EN ANLAMLI ŞEKİLDE AÇIKLANMASI İÇİN, ON KASIM DA ÖZELLİKLE ATATÜRKÜN SAAT DOKUZU BEŞ GEÇE ÖLÜM GÜNÜNÜ SEÇİLDİĞİNE GÖRE. ATATÜRK ÖLDÜKTEN SONRA KÜRT AÇILIMI İLE İKİ BAYRAMI BİR ARADA KUTLAMAYI DÜŞÜNÜYORLAR!....

    Bağlantı »

  2. Yazan: isimsiz | Tarih: 2009-11-03 01:33:27
    Konu: Zararin neresinden dönülürse Kardir
    Bay Cölasan;Siz Hürriyette yazarken,yazilarinizi ve Bekir Coskunu zevkle oku-
    mak icin aliyordum,Cumhuriyetle birlikte.Aslinda bizim sülale Cumhuriyet gazete
    si okur.Hürriyetin yayin politikasini begenmeme ragmen,parama kiyip yalnizca
    sizleri okuya bilmek icin satin aldim.Ama ne zaman,sizin söyleminizle"kovdular"
    dan beri Hürriyet almiyorum.
    Ama benim canimi sikan bir durumu size söylemek istiyorum.Sahtekarligi mahkemelerce kanitlanmis,cok sevdigim merhum UGUR MUMCU´nun defalarca yazdigi
    dolandirici,her durumun adami Mehmet Ali Birand ve din sahtekari Medyum MEMIS
    ucugu ile ,dedelerinin Cumhuriyete yaptigi katkilari ortada olan,gercekleri korkmadan dürüstce yazan siz,nasil olurda ayni gazetede yazi yaziyordunuz?Cünkü
    ben bir TÜRK olarak bunu size yakistiramiyordum.Sakin "o mevzileri birakmamaliydim"masalinin arkasina saklanmayin.Iyi bir Türk gazeteci gerekirse
    tastan bile ekmegini cikarir.SAYGILARIMLA.

    Bağlantı »

  3. Yazan: Atanezihi AKAT | Tarih: 2009-11-02 23:04:44
    Konu: 01/11/2009 TARİHLİ YAZI........
    Beyefendi,gerçekten çok mutlu oldum,özgür,sansürsüz ve mutlu,yağdanlık vazifesi görmeyen yazıları gerçekten özledik,kaleminize sağlık.Sizden naçizane bir isrhamım olacak,yaklaşık 15 gün kadar önce önemli(!!!)bir siyasetçinin, yurt dışındaki bir arkadaşından gariban(!!!)evladı için 20-25 binlik bir destek talebi ile ilgili gazetelerde çok kısa süreli birkaç yazı çıktı,ancak sizin bu konu ile ilgili herhangi bir yorumunuz olmadı.Bizlerin merakını giderirseniz seviniriz,şimdiden teşekkür ediyorum,saygılarımla.........

    Bağlantı »

  4. Yazan: isimsiz | Tarih: 2009-11-02 22:49:09
    Konu: Hos geldin EMİN ÇÖLAŞAN
    Valla ne diyeyim Dünya cikarci namuzsuzlarin serefsizlerin Dünyasi,görüyorsun insanlar cikarlari icin neler yapiyorlar,diyorsunuz ya torunlarinin üzerine yemin ediyorlar ama ertesi gün gene ayni.Bunlar cikarlari icin namuslarindanda taviz verirler.
    Su promosyon isine gelince,rahmetli Manukyan ölmeden önce cok korkuyordu bunlar bu isede el atar bana sermaye kalmaz diye eh uzak degil yakinda onuda yaparlar.
    Zaten TV kanallarinin halini görüyorsunuz sira sira diziyorlar,buyurun burdan mallarimiz kalite,bir alana ikincisi bedava.
    Görüyormusunuz nerden nereye geldik,hani nerde o Onurlu Gururlu güzel insanlar

    Bağlantı »

  5. Yazan: isimsiz | Tarih: 2009-11-02 17:23:18
    Konu: Size kavusmanin sevincini yasiyoruz
    Sayin COLASAN,
    Basta sozcu gazetesi olmak uzere(eski bir Yesilyurt'lu olarak)sonra da size
    cok ama cokkkkk tesekkurler ediyoruz. Bizleri tekrar aydinlatmaya basladiginiz icin.Elinize saglik,beyninize saglik,CANINIZA SAGLIK.SIZI buyuk bir zevkle
    yurt disindan takip edip, 4 gozle bekliyoruz. Saygilarimizla.
    Gulay K.

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »
Image Hosted by ImageShack.us
Subscribe to updates < / a>