Sözcü Gazetesi YAŞAR NURİ ÖZTÜRK (Söyleşi-2) Medyanın Para Dışın
Sözcü Gazetesi YAŞAR NURİ ÖZTÜRK (Söyleşi-2) 5 Kasım 2009
Röportaj Bahar Kurşun
Türkiye’yi domuz gribi paniği sardı. Atatürk’e saldıranların ardı arkası gelmiyor. Uluslararası kuruluşlar, ülkemizde medya bağımsızlığının büyük tehdit altında olduğuna dikkat çekiyor.
AB’nin bile baskılara dikkat çektiği medyada, sansür edilen isimlerden biri de Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk. Bizi evinde misafir eden Yaşar Hoca ile Türkiye’nin gündemini meşgul eden tüm gelişmeleri ve özel hayatını konuştuk.
Domuz Gribinden Değil, 2 Ayaklı Kravatlı Domuzlardan Korkarım
■ Türkiye’nin gündemi domuz gribine kilitlenmiş durumda. Domuz gribinden korunmak için önlem aldınız mı?
▬ O kadar çok domuzluk var ki, domuz gribi büyütülecek bir şey değil. Ama benim bir korkum var; acaba domuz gribi, eşek gribi, yılan gribi diyerek birileri Türkiye’den birkaç yüz bin dolar daha para mı götürmek istiyor.
Tavuktan domuza geçtiler. Hele Sağlık Bakanı da buna destek oluyorsa aklıma bu geliyor.
Acaba birtakım domuzluklar mı tezgâhlanıyor? Çünkü Türkiye zahmet çekmeden yolunacak kaz olarak artık dünyada bir numara.
Şimdi bakın, gen modifiye yiyeceklerin ithalatını da serbest bıraktılar. Siz 20 sene sonra sağlık sorunlarını göreceksiniz.
Domuza Mağlup Olmam
■ Aşı olacak mısınız?
▬ Güvendiğim doktorlara sorarım. “Ol” derlerse olurum. 20 yıldır kendi yiyeceğimi kendim yetiştiriyorum. Sapanca’da bahçem var. İstanbul’daki evimin bahçesinde sebze yetiştiriyorum. Benim bağışıklık sistemim olağanüstü güçlüdür. Domuza falan mağlup olacağımı sanmıyorum.
Allah, iki ayaklı kravatlı, şık giyimli domuzlardan korusun. Ben onlardan korkuyorum…
■ Yıllardır köşe yazarlığı yapıyorsunuz. Türk medyasının içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
▬ Türkiye’nin bu duruma gelmesinin en önemli sebeplerinden biri de medya. Ama Allah büyük, adil. Medya da ektiklerini biçiyor şimdi. Daha da biçecek. O biçilenleri görüp ibret almayanlar, hâlâ aynı şeyleri ekiyorlar. Onlar da biçecekler. Öyle bir para hırsı olmaz. İnsan eğer paraya bu kadar tapıyorsa, doğru yolda olmadığı için başka bir şey demeye gerek yok.
Bu medyanın para dışında hiçbir ilkesi ve inancı kalmadı. Reyting ve tiraj… Yani sadece para…
■ Hangi gazeteleri okuyorsunuz?
▬ Eve gazete sokmam. Hiçbir gazeteyi de okumam. Gündemdeki olayları, internetten ve yabancı yayınlardan takip ediyorum.
■ Son olarak boşanma davanız hâlâ devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde duruşmanız da vardı…
▬ Dava daha devam eder… Bu ikincisiydi. Herkes yaptığı hataların faturasını ödeyecek. Bizim gibiler nikâh dairesinde imza atmamalı. Buradan herkes alacağını alır.
Can Dündar’a Yazıklar Olsun
■ Televizyon da mı seyretmiyorsunuz?
▬ Sadece Kurtla Vadisi. Bir kere takıldım, başından beri takip ediyorum. Bir de müzik dinlerim.
■ Sinemaya gitmez misiniz? Son olarak “Nefes” adlı film vizyona girdi mesela…
▬ “Mustafa” filminden sonra sinemadan nefret eder oldum. Hiç o günden beri sinemaya gitmedim. Tam hıyanet belgesi. Yunan gazeteleri “Mustafa” filmini promosyon olarak dağıtıyor. Ben Can Dündar’ı bir adam sanıyordum. Yazıklar olsun.
■ Koleksiyon yapar mısınız?
▬ Tespih ve silah koleksiyonum var. Ben 10 yaşımda aldım elime silahı ve hiç bırakmadım. Zaman zaman atış yapmaya giderim. Silah sesi duymak bana ayrı bir huzur veriyor.
Allah Bizi Dincilerden Kurtarsın!
■ Siz, Atatürkçü kimliğinizle öne çıkan bir isimsiniz…
▬ Dibine kadar.
■ Peki, Başbakan’ın eleştiriler karşısında “Atatürk duysa kemikleri sızlardı” demesini nasıl yorumladınız?
▬ Erdoğan’ın Atatürk’ü ağzına almasını hayretle karşılıyorum. Onların Atatürk’ü değerlendirme kapasitelerinin olmadığını bilmeleri gerekir. Atatürk’ü iki tipten dinlediğimiz zaman nefretim kabarıyor. Biri dinciler, diğeri de rozet Atatürkçüleri. Zaten Atatürk’ü bu ülkede tartışma konusu yapan bunların ikisidir. Allah bu ülkeyi bu iki kesimden kurtarsın. Rozet Atatürkçüler, Atatürk’ü sömürenler bir de dinciler. Atatürk, rozet Atatürkçüler tarafından joker olarak kurtarıldı. Şimdi batı bunu dincilere de öğretti. Dinciler de hem Atatürk’ün mirasını yok edip dibini oyuyorlar, hem de Atatürk’ü kullanıyorlar. Ne yapayım ben, insanoğlu işte, yüzü kızarmıyor ki.
■ ABD Başkanı Obama’ya Nobel Barış Ödülü verildi. Yunanistan, aynı ödüle Atatürk’ü aday göstermiş ama ödül bir başkasına verilmişti. Obama bu ödülü hak ediyor mu?

















Konu: Yasar Hocamiz yine dogrulari soyledi!
▬ Orhan Pamuk da Nobel Ödülü aldı. Bu ödülü almak önemli değil bence. Atatürk’e verilmemesi de onurunu kırka katlar. Bırakın almasın. Atatürk’ün ödülü tarihe ve gök kubbeye yazılmış…
*Yasar Hocamizin bu sozleri bile,kendisinin Turkiye'deki en buyuk felsefe adami
(Dusunur,bilge adam)oldugunu kanitliyor!sayin Yasar Hocamiza tesekkur ediyorum.
Bağlantı »