Suskun ve Tepkisiz... HİKMET ÇETİNKAYA
POLİTİKA GÜNLÜĞÜ
HİKMET ÇETİNKAYA
Suskun ve Tepkisiz...
Gazetenin arka giriş kapısından içeriye girdiğimde duvarda asılı bir fotoğrafı görürüm...
Siyah çerçeveli, bir ölüm ilanında yer alan fotoğrafı selamlayıp, asansöre binerim odama çıkmak için.
Sabah gazeteye geldiğimde, bu kez ölüm ilanına baktım uzun uzun....
Prof. Dr. Türkan Saylan’ın ölüm ilanıydı ve sanırım Hüseyin Gürer çerçeveletip duvara astırmıştı.
Başında bir yemeni ve çiçekler...
Saksıdaki çiçeklerden birisi belki de mor menekşeydi...
Ergenekon operasyonu sonrası evinin balkonundan, sevenlerine gülerek el sallayan Türkan Saylan.
Ölüme kafa tutuşu, yaşama sımsıkı sarılması!
Aslında ölüm yavaş yavaş yaklaşıyordu “at kıza”...
O ise “yapacak daha çok işim var” diye direniyordu.
Odama çıktım, gazeteleri okumaya başladım...
Güler Zere’de yavaş yavaş ölüme yaklaşıyordu.
Adli Tıp Kurumu aylardır, Güler Zere’nin ölümcül hastalığına ilişkin raporu hazırlamadığı için, Çağdaş Hukukçular Derneği, genel kurul üyesi 42 kişi için suç duyurusunda bulunmuştu.
Avukat Taylan Tanay’ın açıklaması, olayın salt hukuki değil, “ahlaki ve vicdani” olduğunu vurguluyordu.
CHP’li Ahmet Ersin’in açıklaması önemliydi:
“Endişem odur ki Güler Zere’nin tabutu tahliye edilecek sonunda. Adli Tıp Kurumu insanlık suçu işliyor.”
Gerçekten bir insanlık suçu işleniyor!
Cumhurbaşkanı Gül’ün, Başbakan Erdoğan’ın kılı kıpırdamıyor. Erbakan Hoca’yı yaşından ötürü affeden Cumhurbaşkanı, Adli Tıp Kurumu’na telefon açıp, “Niçin kanser hastası Güler Zere’nin raporunu hazırlamıyorsunuz” demiyor.
Güler Zere’nin hastanede “hükümlüler koğuşu”nda ölümü bekliyor...
***
Umutlarını yitiriyor insan bu tür insanlık dışı olaylar karşısında. Meltemlerin estiği mavi gök kararıyor insan yüreğinde.
Issız bir karanlık çöküyor günün ortasında!
Bu öç alma duygusu neden?
Sorular kafamda çoğalırken, yıllar önceye gidiyorum...
12 Eylül darbesinin ardından tutuklanan, Aydın E Tipi Cezaevi’nde ölümcül hastalığa tutulan İnkılap Dal’ın ölümü geliyor aklıma.
Kan kanseriydi İnkılap!
1988 yılında beş yıllık hapis cezasını çektikten sonra özgürlüğüne kavuşan İnkılap Dal, pasaport alıp yurtdışında tedavi olmak için bir yıl savaşım verdi.
İnkılap, 8 Ağustos 1989’da pasaport alıp üç gün sonra Fransa’ya gitti ilik nakli için...
30 kiloydu Fransa’ya gittiğinde İnkılap. Hastaneye yattı ve tedavisi sürerken 22 Ağustos günü yaşama gözlerini yumdu.
Babası öğretmen Mehmet Dal, 29 yaşında ölen oğlu İnkılap’ın ölümünün ardından şöyle konuşmuştu:
“Pasaport geç verildiği için iş işten geçmişti. Enfeksiyonları yenemedi. Bu nedenle de ilik nakli yapılamadı. Çok üzgünüz, zamanında pasaport verilseydi belki de yavrum yaşayacaktı. Onu zaten ölüme gönderdiler.”
İnkılap Dal yaşasaydı bugün 49 yaşında olacaktı!
Aradan 20 yıl geçti...
Güler Zere ve İnkılap Dal...
Değişen bir şey var mı?
Yok!
İçimde fırtınalar kopuyor bu acımasızlık karşısında!
İsyancıl bir tutku giderek çoğalıyor...
Yaşamın upuzun sayrık saatlerinde dolaşıyorum...
***
Bir hastane odasında ölümü bekleyen Güler Zere...
Ve dün Susurluk çetesinin bir kaza sonucu ortaya çıktığı gün.
Aradan 13 yıl geçmiş...
Devlet, aşiret, mafya üçgeninde işlenen cinayetler.
Özlemin kısacık yıllarında, kendimizi avuntularla oyalıyoruz... Çoğu kez zamana yenik düşüyoruz.
Umutlarımız bölük pörçük, kaygılarımız bir yanardağ gibi...
Sessizliğin sesi olmayı beceremiyoruz!
Tüm kapılar kapanıyor yüzümüze...
Bir aldatmaca ve kandırmaca!
Cezaevlerinde hasta insanlar...
Kış yaprakları gibiyiz ölümleri beklerken...
Suskun ve tepkisiz...
Bu tür olayları 12 Eylül faşist askeri darbesi sürecinde de yaşamıştık...
hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr
Faks numaramız: 0212 343 72 69


















Konu: 12.Eylül ve şimdiki iktidar.
Ordumuzun güzide subaylarının büyük bir bölümünü adeta ihtilalci imiş gibi göstermeye çalışan bu iktidar,fiilen ihtilal gerçekleştirmiş olan 12.eylülün üst düzey paşalarına hiç laf etmiyorlar.Yazınızı okuduğumda da şöyle bir kanıya vardım.Ceza evlerinde mahkumlara yapılan muamelelerin 12.eylül ile benzediği yorumunuz,bunlar birbirinin ikiz kardeşleri mi acaba gibi bir espriyi akla getiriyor.
Bağlantı »