Ufak Tefek Olaylar... CÜNEYT ARCAYÜREK
GÜNCEL
CÜNEYT ARCAYÜREK
Ufak Tefek Olaylar!
Son günlerde yaşanan olaylar, bir bakanın ne zaman istifa etmeyeceğini.. iktidar partisi liderinin demokrasiden ne anladığını bir kez daha sergiledi.
Başbakan, grup toplantısında domuz gribi aşısını zorunlu gören “Sağlık Bakanımla aynı düşünmüyorum” dedi.
RTE’ye göre hiç kimse aşı olmaya zorlanamaz!
Günlerdir gripten korunmak için halkı aşı olmaya zorlayan Bakan Akdağ; bir açıklamasında bir kimsenin diğer birini aşı olmamaya kışkırttığını saptarsa hakkında suç duyurusunda bulunacağını da söyledi.
Çankaya’daki ile Başbakan’ın aşı olup olmayacağı sorularını yanıtlarken Bakan; “Benim önerimle kimseye aşı yapılmıyor, bilimsel kurullarımızın sıralamasına göre hareket ediyoruz.. yerine göre günde 1000 insanla el sıkışan siyasetçilerimizin tabii ki daha da dikkatli olması gerekiyor” dedi.
Bakan’ın sözlerini TV’ler “Cumhurbaşkanı ile Başbakan’ın da aşı olacağını söyledi” alt yazısıyla duyurdu. TV haberleri Bakan’ın sözlerini çarpıtarak yansıttı.
Bu, yaşadığımız dönemde medyanın yürekler acısı durumuna son bir örnek.
***
Fakattt.. ikinci şaşırtıcı bir olaya tanık olduk.
Medyanın yansıttığı haberin gerçek yüzü nedir, ne değildir araştırmayan Başbakan, grup kürsüsünden bakanına yüklendi.
Bakan Akdağ bir koşu Başbakan’a gitti ve.. sözlerini TV’lerin yanlış yansıttığını söyledi. Gazetecilere söylediklerini içeren metni gösterdi.
Bu olay medyanın yalanları yazdığını, doğruları saptırdığını sürekli vurgulayan Başbakan’ın:
TV’de gördüğüne inanarak… Bakan’ın neler söylediğini araştırmaya gerek görmeden.. çevresinden duyduğuna… Bakan’ın alt yazıda Cumhurbaşkanı ile Başbakan’ın da aşı olacağını söylediğine kapılarak sinirlendiğini gösteriyor.
***
Üçüncü olay daha da şaşırtıcı.
Naklen yayında TV’ler Başbakan’ın Bakan’ı azarlayan, hatta suçlayan sözlerini yayımladı.
O Bakan ne yaptı? Konuşmayı dinledikten sonra Başbakan’a gitti; sözlerinin “kendisine yanlış anlatıldığını” söyledi.
Başbakan’ın suçlamalarını siyaset etiğine uygun görüyor mu Bakan? Evet, görüyor.
İstifa etmiyor. İstifasını gerektiren bir durum olmadığını açıklıyor.
Bu olaylar Recebistan demokrasisinde AKP’de kuralların nasıl işlediğini bir kez daha açıklıyor.
AKP’de Genel Başkan, Başbakan’a karşı çıkmak kimin haddine?
Haklı olsan da, yersiz yere suçlansan da, çek sineye koltuğunda otur!
Batı demokrasilerindeki siyasetçileri bağlayan etik kuralların bizde nasıl işlediğini kanıtlıyor son olaylar.
İç ve dış olaylarda doğrucu Davut olduğunu içeriye dışarıya inandırmaya çalışan.. kürsüde bakanına veryansın eden…
…laikler-laiklik karşıtları, dinciler-dinci olmayanlar diye halkı zaten ikiye böldüğü yetmiyormuş gibi.. domuz gribi aşısında da toplumun ikiye bölünmesini kışkırtan.. hatta son grup konuşmasıyla bölünmeye ön ayak olan bir Başbakan ve…
…doğruları Başbakan’a anlattım diye koltuğundan ayrılmayı düşünmeyen bir Bakan!
Recebistan demokrasisi budur.
***
Bir başka olay ise RTE’nin gelişen olayları ya izlemediğini ya da saptırdığını gösteriyor.
Taraflı, yandaş ve yalaka basın, üç gün, Albay Dursun Çiçek’in ifade vermeye çağrıldığını.. ama çağrıya karşın savcılığa gelmediğini.. görüldüğü yerde derdest edileceğini yazdı.
Star’da Uğur Dündar mesleksel kural gereği Çiçek’in avukatının savcılıktan davetiye almadıklarını içeren sözlerini aktardı ve sonra… “İstanbul savcılığına sordum, Çiçek’in çağrılmadığını söyledi” diye bilgi verdi.
Yandaş, yalaka basın ise bu bilgilere karşın ertesi günü hayır davet gitti, gelmiyor diye direnen haberler yayımladı.
Başbakan da savcılığı aratıp Çiçek’in çağrılıp çağrılamayacağını öğreneceği yerde; yandaş, yalaka basının yayınlarına kapılan bir davranış sergiledi.
“Yöneticiler (yani Genelkurmay) tutuculuk içine girmemeli.. bunları yapanları teslim etmelidir” dedi ve askerleri Çiçek’i davete karşın savcıya göndermemekle suçlar duruma düştü.
Tabii medyamız bu gibi ufak tefek olaylardan saydığı bu olaylara değinme gereğini duymuyor.


















Konu: Adamlar Dünyaligini yemeye Gelmislerse Seref Hak Getire
Bay Arcayürek,haddim olmayarak sizin gibi yillarini bu islere vermis,deneyimli,
bilgili bir insanin,konusunu yaptiginiz ZAT´in ikinci defa istifa edemeyecegini
bilmemenizi yadirgadim dogrusu.Cünkü bu görev yerlerini isgale getirilen ZATLAR
göreve getirilirken tarihsiz istifa dilekcelerini RTE´nin cebine koymuslardir.
Göreve baslarken istifa dilekcesini (Tarih belirtilmemis)verenlerin,ikinci defa istifa etmeleri nasil mümkün olabilir,anlamis degilim.Bu hicbirseyden an-
lamayan sadece kafa sallayan dalkavuklardan,göreve getirirken istifa dilekcele-
rini cebine koyan RTE,yeri geldiginde cebindeki dilekceye tarih yazarak,bu ZAT-
lari "KAPININ ÖNÜNE"koymaktadir.Esekteki haysiyet seref bunlarda yok.Bunlar
kravatlarini MIDELERINE baglamislar.
Bağlantı »