Yanıt Arayan Sorular... CÜNEYT ARCAYÜREK
GÜNCEL
CÜNEYT ARCAYÜREK
Yanıt Arayan Sorular
Birinci konuşma:
Başbakan RTE ile CHP lideri Deniz Baykal ayaküstü söyleştiler.
İktidar partisi genel başkanı, ana muhalefet partisi liderinin yurtiçinde gezilerine devam edip etmeyeceğine merak sarmış; “Gezmeye devam ediyor musunuz?” diye soruyor.
Baykal gezilere devam etmesindeki nedeni söylüyor: “Sizin ne yapacağınız belli olmaz!”
RTE ise “Evet, haklısınız. Her şey olabilir” diye karşılık veriyor.
Medyatik haber ve yorumlara göre bu kısa söyleşi, iktidarın erken genel seçimlere gitmeyi düşündüğüne bir işaret.
Oysa hayret edilecek, üzerinde durulması gereken başka bir öğe var konuşmada.
Hangi dağda kurt öldü ise, söylemediğini bırakmadığı, yalancılıkla, olayları saptırıp kışkırtmakla suçladığı ana muhalefet liderine hak veriyor, onaylıyor...
...yedi yıldır ilk kez siyasetteki gerginliği yumuşatıyor derken:
Heyhat! Erken seçim imasını bile çok gördü Başbakan.. konuşmayı yalanladı!
***
İkinci konuşma:
Başbakan’la Genelkurmay Başkanı arasında bir buçuk saat sürüyor.
Tarafların mezara götürecekleri, esrarını hâlâ muhafaza eden yeni bir Dolmabahçe görüşmesi mi gerçekleşiyor kuşkuları dolaşırken; Başbakanlık, görüşmeyle ilgili bir açıklama yapıyor.
Temel konu, aslı olduğu iddia edilen İrticayı Önleme Planı belgesi.
Görüşmede, adli ve askeri yargı makamlarının yürüttüğü soruşturmanın en kısa zamanda sonlanmasında ve ancak:
Sivil kanatla askerin çıkacak sonuçlara göre; belgeyi hazırlayanlar ve hazırlanmasına önayak olan kimi askerlere “gerekenin uygulanmasında” mutabık kalıyorlar.
Org. Başbuğ’un görüşmede medyaya belgelerin sızdırılması ve yargısız infaz üzerinde şikâyetçi olduğunu varsaymak herhalde yanlış bir değerlendirme olmayacak.
***
Yasadışı bu iki uygulamaya değinen Genelkurmay Başkanı’nı, RTE’nin nasıl yanıtladığını bugün öğrenmek olanaksız.
Ergenekon soruşturması ve davaları başladığından beri ilk soruşturmanın gizliliği korunmuyor.
Kimine göre millete ihanet, kimine göre şunun bunun tasfiyesi adlarıyla afişe edilen son belge olayında da tanık olduk.
Ya Emniyet’ten ya da soruşturmayı yürüten savcılıktan “birileri” yandaş veya yalaka medyaya son belgeyi sızdırdı.
Bugüne kadar bu belge ve bilgilere dayanarak medyanın malum bölümünde yargısız infaz gerçekleştirildi.
Bu kez de medya giyotini çalıştırıldı; sanık veya şüpheli yargıç önüne çıkmadan suçlu ilan edildi.
RTE’nin aylardır süregelen infaz olaylarına karşı çıktığı da görülmedi.
Bugün farklı bir durum izleniyor: Belgenin orijinali diye piyasaya sürülen belgeye dayanarak yargısız infaza girişen yandaş, yalaka medyaya “öteki medya da” katıldı.
***
Kimi sorular yanıt arıyor.
Örneğin; Başbakan, Org. Başbuğ’un belgelerin sızdırılması… yargısız infaz olaylarına değinen yazılı sözlü açıklamalarını acaba nasıl yanıtladı?
Şayet sızdırma olayları üzerinde ilgili çevrelerde gereken soruşturmanın başlatıldığını söyledi ise; havada bulut sen bu sözleri unut!
Zira bu konuda daha önceki soruşturmaların hiçbirinden bir sorumlu bulunmadı, yargılanıp cezalandırılmadı.
Yargısız infaza gelince; RTE yine basın özgürlüğü edebiyatıyla medyaya müdahale edemediklerini söylemiş olabilir ama; bu olgunun -sonuncusu dışında- yandaş, dinci ve yalaka basının eseri olduğunu nasıl savunacak, kılıfı minareye geçirebilecek mi?
***
Vatan, millet gibi hamaset kokan… anaların gözyaşlarını dindirmek gibi duygusal kimi nedenlere sığınarak son Kürt açılımını savunan RTE veya ülkenin doğusu batısı olmadığından söz eden Çankaya’daki AKP’li…
Genelkurmay Başkanı ve ana muhalefet liderinin onca yoğun çalışma arasında vakit bulup, izlediği “Nefes” filmini görmeye vakit ayıramıyorlar.
Başbakan’ın oğlu üç ay “askerlik” yaparak vatan borcu ödüyor; ülkemin doğusundan batısından sade vatandaşların çocukları Güneydoğu’da dağ başında teröristlerle çarpışarak can veriyor…
Ülke adına can verenlerin hangi koşullarda vatan görevi yaptıklarını yansıtan filmi halk içinde, halkla beraber neden izlemiyorlar?
Bir iki damla gözyaşını şehit analarıyla babalarından, kardeşlerden neden esirgiyorlar?


















Konu: Ya tepki olursa korkusu.
Siyaseten rant getirecekse izleme fırsatı yaratırlar,ancak bir konunun onları tedirgin ettiği kanaatındayım.Ya şehit cenazelerinde olduğu gibi salondaki sade vatandaştan tepki gelirse.Gel de temizle bu işi o zaman.Özel olarak salonu ayırtıp izleseler oda dedi kodu olur diye düşünüyorlar demek.En doğrusu ya başbakanlık konutunda,ya da çankayada özel olarak izlemek.İş yoğunluğu nedeniyle filmin ayağına gidilemediği mazereti de uyar bu duruma.
Bağlantı »