Yıkımlar, Acılar... HİKMET ÇETİNKAYA
POLİTİKA GÜNLÜĞÜ
HİKMET ÇETİNKAYA
Yıkımlar, Acılar...
Karanlığın biriktiği boşlukta, bir güz sancısı var...
Dünyanın bütün yıkımları, bütün acıları dört yanımızı kuşatmış gibi.
Bir iç sıkıntısı, karamsarlık, ufukta bir çizgi gibi.
Yaşama bilgeliğin içinden kopan fırtına, yapışkan sözcüklerle geçen bir yaşam.
Benim sabahlarımın çiçeklenmiş düşlerinde açılan!
Ağlayan bir çocuk, bir anne...
Karanlığı taşıyan bir rüzgârın uğultusu, terli bir fırtına bulutlarla kaplıyken, incecik kılcal damarlar Ryuiçu Tamara’nın dizelerinde.
Derin suyu bulandırmak olmalı ölüm...
Tıpkı Türkan Saylan’ınki gibi...
Hatırlıyor musunuz, Arnavutköy’de, ahşap evin penceresinden el sallayan Türkan Saylan’ı...
Menekşelenmiş gözlerinde ölüme meydan okuyuşunu, yatağında TV’lere konuşurkenki şu sözlerini:
“Daha yapacak çok işimiz var!”
Ben o görüntüleri unutamıyorum aylardır.
Türkiye’de cüzamla mücadelenin simge adıydı Türkan Saylan...
21 yıl başhekimliğini yaptığı Lepra Hastanesi’ne adının verilmesini çok gördüler.
Yapılan öneriye İl Genel Meclisi Çevre ve Sağlık Komisyonu’nun AKP’li üyeleri karşı çıktı.
Dediler ki:
“İstanbul Tıp Fakültesi’nde bir kürsüye verilmesi uygun görülmüştür.”
Din bezirgânları emeğe düşman, sanata düşman, sola düşman, çağdaş eğitime düşman!
Ülkemin solcuları yaralı, şaşkın yapraklara benziyor.
Ortaçağ kafası, her yerde kendini gösteriyor.
16 yıl önce Ankara’da “sanatın içine” tüküren, Mehmet Aksoy’un kadın heykelini “Cinsel çağrışım yaptırıyor” gerekçesiyle kaldıran belediye başkanı, “demokrasinin ve özgürlüklerin” simgesi AKP’den belediye başkanı seçilmedi mi son yerel seçimlerde?..
***
Kars’ın yeni AKP’li başkanı, seçildikten sonra ilk iş olarak kentteki kadın heykellerini kaldırdı!..
Bunlar sanata düşman, çağdaş eğitime düşman!..
Afganistan’daki Taliban, binlerce yıllık kabartmaları, heykelleri “put” gerekçesiyle dinamitle bombalamamış mıydı?
10-12 yaşlarındaki çocuklara mezarlıkta uygulamalı “din dersi” yaptıran öğretmenler; okullardaki öğretmen odalarını mescide dönüştüren “müdürler”!..
Bunların amaçları belli!..
Kimse kimseyi kandırmasın!..
Sanata, eğitime düşman bir düşünce iktidarda bugün!..
Öte yandan AKP yargıyı kendisine bağlamak için, anayasal sistemle oynuyor açık açık.
Anayasa Mahkemesi’ni değiştirecek; Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu değiştirecek...
Tüm bunları “demokrasi, özgürlük ve hukuk devleti” adına yapacak.
Sonra sıra “üniter devlet-ulus devlet”e gelecek!..
Türkiye’de demokrasinin, özgürlüklerin, emeğin savunucusu sosyalistlerdir.
Onlar da çaresiz ve biraz yılgın!
Barışa ve kardeşliğe, gelir dağılımında eşitliğe giden yolu kapatanlar, solun toparlanamamasını fırsat biliyorlar.
Sovyetler Birliği, “Soğuk Savaş”ta çöktü, yerle bir oldu.
Lenin’in ezilen halkların başkaldırısındaki önderliği, halkların, insanların eşitliği ideali bir öyküdür aslında.
Gençlik yıllarımızı o öyküyü okuyarak geçirdik!
1923 Devrimi; 1789 Fransız Devrimi’nin siyasal, 1917’nin sosyal içeriğinden etkilenmişti...
1923 Devrimi kendine özgü, bağımsız bir devrimdi.
Türkan Saylan, bu yüzden Aydınlanma Devrimi’nin simgesiydi!
***
Kars’ta heykel kaldıran, “sanatın içine tüküren” başkanlar, Türkan Saylan’la uğraşan il genel meclisi üyeleri...
Havada iyot ve yosun kokusu var!..
Sağcı partilerin kucağında büyüyen dinciler, yobazlar, vahşi kapitalizme teslim oldular.
Emperyalizmin ağababasıyla gerdeğe girdiler, Irak’ta ve Filistin’de Müslümanlar katledilirken kıllarını bile kıpırdatmadılar.
Onların gücü salt Türkan Saylan’a, ÇYDD’ye yetti!
Laik, çağdaş eğitimin yerini “tarikat” eğitimi alıyor...
hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr
Faks numaramız: 0212 343 72 69



















0 yorum yazılmıştır